Kalabalıktaki yalnızlık
Son zamanlarda çok duyduğum ve rastladığım bir kavram. Herkesin az çok arkadaşı vardır peki kaç tanesini en huzursuz hissettiğiniz günde yanınızda bulabiliyorsunuz?
Hayatımın her döneminde arkadaş sayım çok garipti. Buna alışabilmek de bir hayli zordu tabii. Tanıştığım, konuştuğum, çeşitli emek ve fedakarlıklar yaptığım ve gerçek arkadaşım olacağını düşündüğüm kimse etrafımda kalmadı. Neyse ki problem ben miydim diye düşünmek hiçbir zaman ilk tercihim olmadı. Hep hayatımın ana karakteri ben olmaya çalıştım. Böyle olmaya başlayınca işler de garipleşti doğal olarak. Kendime odaklanınca vazgeçenler mi dersin, gidenler mi, kıskançlıktan eline yüzüne bulaştırıp kavga edenler mi bilemem..
Sonrasında başka bir aşamaya geçtim. Varsaydıklarım...
Hani bazen insan gözünün önündekini göremez ya bazı dostluklar da o kadar duyarsız bırakır insanı. Karşındakinin aslında kafanda kurduğunu fark etmediğin o versiyon olmadığını bilemezsin. Zamanla senden beslenir ve sana zarar vermeye başlar ya hani. İşte o an eyvah dersin
Yanlış kişiye güvenmişimm.
Böyle böyle dağılır dostluklar. Birçok kişiye dostum diye hitap etmişimdir. Ama sanırım ben henüz gerçek dostlarımı daha bulamadım.