Büyük düşünürleri kitaplıklarımızda tutukladık, oradan bize ilelebet gülünçlüğe mahkum edilmiş olarak bakarlar, dedi, diye düşündüm. Gece gündüz kitaplıklarımıza hapsettiğimiz büyük düşünürlerin yakarışlarını duyuyorum, o gülünç düşünce büyükleri dumura uğramış kafalar olarak camın arkasındalar, dedi, diye düşündüm.
İnanılmazlıkların dünyası olmak istedi ve geriye gülünç bir ayrıntı kaldı, dedi, her şeyde olduğu gibi. O büyük denilen şey, sonunda bir noktaya ulaştı ve biz onun gülünçlüğü, acınasılığı karşısında yalnızca duygulanıyoruz.