Ivy

Ivy
@Castleofivy
I am Not Throwing Away My Shot!
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Müzikallere ve onların arka planlarını merak edip ‘Acaba nasıl yazıldı?’ veya ‘Sahne arkasında bilmediğimiz ne kadar emek bu işlere verildi?’ gibi sorulara cevap arıyorsanız bu kitap sizin için biçilmiş kaftan. Öncelikle, Lin-Manuel Miranda!!! Gerçekten lirikal ve müzikal bir dahi olduğunu düşünüyorum. Yaptığı her işte onu takip eden topluluğu tatmin eden hatta bununla da yetinmeyip bir sonraki proje için beklentileri çok yüksek bir çıtaya çıkaran harika birisi. Amerika’nın kurucu babalarından olarak bilinen Alexander Hamilton hakkında okumaya başladığı bir kitapla birlikte neden tarihte bu kadar önemli işler yapmış birisinin çok fazla anlatılmadığını düşünerek onunla ilgili albüm yapmaya karar veriyor. Bu albüm fikri zamanla müzikal fikrine dönüşüyor ama bu müzikal bildiğimiz müzikallere pek de benzemiyor. Hip-hop ve rap parçalardan oluşan bir albüm ortaya çıkıyor ve bu albümle bizim tanışmamız aslında bu müzikal sayesinde oluyor. Bu projeyi ortaya koymak için altı sene boyunca sözlerin, müziklerin, sahnenin kısacası her şeyin üzerinde büyük bir dikkatle çalışıyor. Bu kitapta da bu müzikalin arka planı anlatılıyor. Bu altı sene boyunca nasıl çalıştıkları, neleri denedikleri ve bu işte çalışan her bir kişinin nasıl kendilerini bu işe adadıkları anlatılıyor. Miranda, özellikle şarkı sözlerinin bazı kısımlarına dikkat çekerek o kısımda ne anlatmak istediğini ya da yazarken ne düşündüğünü kısa eğlenceli notlar şeklinde bizlere sunuyor. Jeremy McCarter ile birlikte ortaya konulan bu kitap size bu sene Broadway’da 10. senesini geçiren Hamilton Müzikali’ni derinden inceleme fırsatı veriyor. Hamilton Müzikali’ni izleyip sevdiyseniz bence okunmaya değer bir kitap. Raise a glass to freedom!
Edebiyat
HamiltonLin-Manuel Miranda · Grand Central Publishing · 20161 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gece Yarısı Kütüphanesi
10/10
·282 syf.··
2022 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 00:00
Birçoğumuzun merak ettiği bir şeydir olasılıklar. '' Böyle olsa nasıl olurdu, ya şunu deseydim ya da bunu yapsaydım? '' gibi yüzlerce soru dolaşır aklımızda. Yüzlerce de hayal kurdurur. Matt Haig bu kitapla tam olarak da bunu gösteriyor. Pişmanlıklarının arasında boğulmuş bi kadının artık her şeyden vazgeçtiği bir noktada, sahip olabileceği binlerce farklı hayatı görmesine ve yaşamasına olanak veriliyor. Böylelikle Nora Seed'in sahip olabileceği birçok farklı hayata tanıklık etmeye başlıyoruz. Bilirsiniz bazı yazarlar ya çok fazla betimleme yapmaya çalışırken hikayenin içinde kaybolur ya da hikayesine derinlik katmak isteyip fazla ağır cümleler kurarak hikayesini kaybeder. Fakat Matt Haig o kadar güzel bir şekilde hikayesini işlemiş ki vermek istediği mesajı ve konuyu okuyucuya çok güzel anlatabilmiş. Kurduğu metaforlar, verdiği örneklemeler, alıntılar, yazım dili her şey o kadar ince işlenmiş ki okuyucuyu kendine çekiyor. Kitabın her bir noktasında kendinizden bir parça bulabileceğiniz çok güzel bir kurgu. Umarım siz de okurken benim kadar keyif alırsınız.
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma
Sarah J. Maas Bir 10/10'luk Kitap Daha Sunuyor
10/10
·700 syf.··
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2022 00:00
Kitapla ilgili söylenebilecek o kadar çok şey var ki aslında. Fakat sanırım ben kısa bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Öncelikle bu seri boyunca yazarın kurguyu ve olay akış örgüsünü nasıl geliştirdiğini okumanın çok keyif verici olduğunu söyleyebilirim. Özellikle bu kitapta birçok noktada "Neden böyle oldu, neden karakter bu şekilde bir şey yaptı, bu noktadan sonra nasıl olaylar ilerleyebilir?" diyorsunuz. Fakat yazarın asıl şaşırtıcı noktası da bu sanırım. Her olayı ince ince örmüş ve akışını sağlamış. Sayfalar öncesinde bahsedilen bir konu, geçen bir replik sayfalar sonrasında tekrar ortaya çıkıyor ve şaşırtıcı bir sonuca bağlanıyor. Karakter gelişimlerini gözlemlemenin de çok iyi olduğunu söyleyebilirim. Sanırım sadece Aedion'ın bir tık sönük kaldığını düşünüyorum. Çünkü serinin bundan önceki kitaplarında, Kuzeyin Kurdu lakaplı generalin daha baskın bir karakter olduğunu okumuştuk. Fakat şu an biraz sönük gelmesinin nedeni ondan çok daha baskın ve kurguda rütbesi daha yüksek olan karakterlerle bir arada olması olabilir. Sanırım şimdilik bu kadar. Umarım kitabı veya seriyi okumak isteyenlere biraz olsun fikir verebilmişimdir.
Fantastik
Fırtınalar İmparatorluğuSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20181,805 okunma