Eğer bir ulus büyüklük ve kahramanlık unsurlarına sahip ise, ondan şimşekler doğar, ulusun arasından kahramanlar çıkar. Eğer halk, soğuk ve nemli bir duman yığınından ibaret ise, hiçbir güç ondan şimşek çıkaramaz.
Tolstoy’a göre; bir ulusta hareket gücü oluşup büyüyünce, kendiliğinden harekete geçiyor, önündeki suları yarıyor. Kendi hayatını, isteklerini ifade eden bir kişiyi kendi arasından başkan olarak seçiyor.
Halk kitleleri, yerde duran ve çürüyen bir saman yığını gibidir. Büyük adamlar yani kahramanlar ise, gökten düşen, samanı tutuştururan, halk kitlelerini canlandıran ve harekete geçiren bir şimşek gibidir.
…
Düşün ki, denizlerde büyük, çok büyük bir gemi yol alıyor. Hareket esnasında geminin önünde sular, bir şerit halinde açılıyor. Bu şeridin gemiyi sürüklediğini kim iddia edebilir? Açıkça bellidir ki, bu su akımını vapurun kendisi yapıyor, kendi önünde oluşturuyor. Güç vapurun kendisindedir. Akan sular ise bunun sonucudur.