Ülke halkının büyük bir kısmının, kabalık ve bilgisizlik içinde kalmasına seyirci kalmak ayıptır. Uygarlık ışığıyla aydınlanan her bir kimsenin buna ilgisiz kalması cinayettir.
Hayatta istediğiniz herhangi bir mesleği seçebilirsiniz; profesör, doktor, işçi, bilim insanı, subay, din adamı, memur, köylü veya bakan olabilirsiniz. Bu yalnızca sizin yeteneklerinize ve şartların uygunluğuna bağlı bir durumdur. Ancak unutmayın ki; vücudunuz, aklınız ve ruhunuz sahip olduğu tüm kudreti vatanınız için harcamalısınız.
İnsanlar vatanlarının geleceğine dair sorumluluk taşıdıklarının bilincinde değillerse, ülkenin kalkınıp rahata ermesi de mümkün değildir. Her bir vatandaş bir “yaşam mimari” olmalı ve vatanın daha iyilere erişmesi için inşa faaliyetine katılmalıdır.
Ekonomik ve kültürel kalkınmanın yaşanabilmesi için bir ülkede ilk olarak, iyi planlanmış ve tutarlı devlet politikalarının uygulanmaya başlanması gerekir. Aksi taktirde, vatani için çabalayan kahramanların verdikleri emekler, tıpkı suyun kumda eriyip gitmesi gibi yok olacaktır.