Anton Çehov'u sadece tiyatro metinleri ile tanıyordum. Öykücülüğü çok övülen biri olarak da namını biliyordum.
Kitap sadece ismi ile bile ilgimi çekmişti. Yalnız okuma serüvenimden çok olumlu bir tecrübe olarak bahsedemeyeceğim. Kitabın sade bir dili olmasına rağmen, akmadı. Bazı sahneler hariç içine giremedim. Parçalı bi okuma yapmaya itti beni, bıraktım günler sonra tekrar aldım derken tekrar vs.
Aslında hikayenin yol öyküsü olması, çocuk merkezli anlatılması, yerel kültürün özelliklerini yansıtması benim aradığım özelliklerdi. Bunlar vardı ama nedense kitaptan tam bir lezzet alamadım.
Tavsiye edip etmeme olarak da şöyle düşünüyorum; herkese tavsiye edemem gibi hissediyorum. Benzer bir anısı olanı oldukça içine çeker onu etkiler, çünkü hikayeyi okurken birden arka planda kendi hikâyesi de oynar. Anton Çehov hayranları zaten okumalı ama onların da başkasının tavsiyesine ihtiyacı yoktur zaten.
Sitede başka bir okuyucunun yorumundan bahsedeceğim, öyle bitireyim.
Yaşar Kemal ile karşılaştırmıs daha doğrusu karşılaştırma da denemez de hatırlattığını/anımsattığını söylemiş. O kadar doğru bir yaklaşım ki şu farkla ki şu an inanılmaz İnce Memed övesim var, baika kitap altına İnce Memed'i tavsiye etmek ne kadar doğru bilmiyorum ama yani içimde siz bir de onu okuyun hissi var.
Tartıda İnce Memed benim için çok ağır basıyor. Yaşar Kemal de başka coğrafyalarda ne kadar okunuyor, düşünmeden edemiyorum.