Çocukların çoğu, başkalar onunla alay edecekler diye sürekli bir korku duyarak büyür. Çocuklarla alay etmek ağır bir suçtur. Bunun etkileri çocuğun ruhunda izler bırakır, onun yetişkin bir insan olduğu zamanki alışkanlıklarını ve hareketlerini belirler. Çocukken kendisiyle hiç durmadan alay edilmiş bir yetişkini çarçabuk tanımak mümkündür; yine gülünç bir durumda kalmak korkusundan bir türlü kendini kurtaramamaktadır. Çocukları bu şekilde ciddiye almamanan başka bir görünüşü de, onlara, doğru olmadığı ilk bakışta fark edilen yalanlar söyleme alışkanlığıdır; bunun sonucu olarak çocuk yalnızca yakın çevresinden şüphe etmekle kalmaz, aynı zamanda hayatın gerçekliğinden ve ciddiliğinden de şüphe eder hale gelir.
Okulda hiçbir neden olmaksızın, durup dururken gülen çocuklar vardır; bu gibi çocuklar bu konuda sorguya çekildikleri zaman, okulu, tıpkı ana babalarının yapmış oldukları şakalar gibi, ciddiye alınmaya değer bulmadıklarını söylemişlerdir.