Bazı insanlar farkında olmadan
Çıkışsızlığa, karamsarlığa müptela
Oluyorlar ve karanlıkta saklanıyorlar.
Kalan son güçlerini o karanlık sığınakta
Tüketiyorlar ve birileri oradan çekip
Çıkarmak için ellerini uzattıklarında
Adım atacak mecalleri kalmıyor..
İnsanın en sıradan ve doğal sancılarına
Felaket gözüyle bakmak yersizdi. Dilim
Böyle söylese de gerçekler bu kadar basit
Değildi, dile döktüğümden katbekat beter
Vaziyetteydim..
Boşlukta yansıyan benliğimi, bana
Musallat olmuş, zayıf ânımı kollayan bir
Hasım gibi görmek ürpermeme sebep
Oldu. Sanki hayatını mahvettiğim kişi,
İçimde saklı duran ve o an yüzü
Pencereye yansıyan öteki benliğimdi.
Uzun süre camdaki yüzümü inceleyince
Gitgide kendime yabancılaştım, başka
Birine bakıyordum sanki, daha öncesinde
Karşılaşmadığım, hiç tanımadığım bir adam
Gözlerini gözlerime dikmişti; iki yabancı
İnsan rahatsız edici bir kuşkuyla birbirimizi
Süzüyorduk..
Fakat aşk varsa başka. Aşkın başladığı
Yerde tutku, keder, acı ve nefret devreye
Giriyor, zamanın akışı bozuluyor, bilinç,
Ağrılı sıçrayışlarla yolunu kaybediyor..