Ben savaş yıllarının çocuğu olduğum için, ilk talihsizliğim beslenme şartlarının kötülüğüyle başlamıştır. Bütün savaş yılları kara ekmekle geçti benim için. Ekmekle birlikte her şey bozuldu. Bütün çocuklar gibi, kötülüğünü , anlamını gitmeden bozuldu. Bütün çocuklar gibi , kötülüğünü ,anlamını bilmeden küfür etmeyi öğrendim ve sebebini bilmeden dövüşmeye başladım. Sokak aralarında , biriktirdiğim gazoz kapaklarıyla kim oynamak ve jilet kapaklarının en iyisi olan giletteyi arkadaşlarımdan çalmak suretiyle kurman ,çantamla birlikte artık uzun bir hayat tecrübesini de omzumda taşıyordum
Bu fakir millet ,sırası gelince , büyük değerler yaratabileceğini her zaman göstermiştir . Fakat İngilizler ,buna daima. Engel olmuşlardır. Bu millet biraz nefes alabildiği kısa bir süre için de Turgut Özben'i yaratarak bütün kötü şartları hiçe saymasını bilmiştir. Fakat hemen ikinci dünya savaşı'nı çıkaran Anglosaksonlardır
Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin…
Her adımın yalnızlığa uzanır….
Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda…
Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak,
Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır…