"Satılık gibi mi gözüküyorum?" diye sordum aramızda biraz mesafe koyup kollarımı göğsümde kavuşturarak. Kaşlarımı merakla çatmıştım.
"Kendine fiyat biçemezsin," diye fısıldayıp bana doğruyu iyice yaklaştı. "Sana milyonlar ödeyen erkekler çıkabilir ama asla yanına yaklaşamaz."
"O zaman boşanana kadar seks diyeti yapacağız çünkü seninle yatmayacağım."
Gerçi koşullar farklı olsaydı bunu isterdim ve ona çok kötü şeyler yapardım. Fakat fazla yakındık. Seks sınırları bulandırmaktan başka bir işe yaramazdı ve bu ikimizin de ihtiyacı olan son şeydi.
Riske giremezdim.
Sessizce gülümserken bakışları kararıyordu.
"O zaman pillerini şarj etsen iyi edersin, hex. İhtiyacın olacak."
... "Masumiyetimizi kaybetmemiz kaçınılmaz bir şeydir. Hepimizin başına gelir. Kaderi durduramazsın, hex."
Başıma hafifçe eğip meydan okurcasına yüzüne baktım. Sesim içimdeki inancımla titremişti. "İzle de gör."
Hiç vakit kaybetmeden karşılık verdi. "İzleyeceğim."
"Coraline."
Adımın her hecesini vurgulayarak söylemesi içimi ürpertti. Sanki başımın dertte olduğunu, aramamı beklediğini söyleyen bir ses tonu vardı.
"Silas," dedim tuttuğum nefesimi bırakarak. "Benim..."
Yardıma ihtiyacım var! Yardıma ihtiyacım var!
İhtiyacım vardı ama nasıl isteyeceğimi bilmiyordum. Birine güvenmenin nasıl bir şey olduğundan habersizdim.
"İhtiyacın olan şey neyse söyle, senindir."