"Neden benim gibi kokuyorsun?" diye sordu talepkâr bir tavırla.
... "Yurttaki banyondan duş jelini çaldım."
Çenesindeki kasların seğirdiğini fark ettim. "Neden?"
...
"Kokunu seviyorum," diye yanıtladım. "Kokunu üstümde hissetmeyi seviyorum."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Duvarlarını inşa etmek istiyor musun, sevgili hayaletim? Kendini bu kimsesiz yerlere mi kapatacaksın? Öyle olsun," dedim baş parmağımı boynuna bastırarak. "Ama kapılarını kapatmadan önce benim içeride olduğumdan emin ol. Tüm dünyayı dışarıda bırakabilirsin ama beni bırakamazsın. Asla."
"Sensiz olmaz," dedi fısıldayarak. "Sensiz olmaz, meleğim."
Tek kaşımı kaldırıp merakla yüzüne baktım. "Benim ismim bu değil."
"Kafamın içinde olduğun kişi bu."
"Buradan git. Hayalet ol, Lyra. Git ve saklan. Sessizliği bul," diye mırıldandı kulağıma doğru. "Beni bekle, sonra parçalanabilirsin. Sadece o zaman."
Başımı salladım ama daha çok titriyormuş gibiydim. Sesim boğuk çıktı. "Hayalet olursam," dedim boğulurcasına. "Beni nasıl göreceksin?"
...
"Evcil şey," diye mırıldandı. "Ben seni hep gördüm."
"Öldürmek istediğim sadece bir kadın var. Onu öldürmeye o kadar çok istiyorum ki, adeta tatlı kanının tadını alabiliyorum. Masamda kıvranırken nasıl güzel görüneceğini hayal edebiliyorum."
...
"Ve o kişi sensin, evcil şey."
Sayfa 177 - Thatcher Alexander Pierson·Kitabı okudu