📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
... Ne kadar sakin davranmaya çalışırsa çalışsın, kan kaybından bayılmayacak kadar güçlü olsa da neticede o hâlâ bir insandı. Hâlâ acıyı hissediyordu...
Ama acısa ne olurdu ki?
Geçmiş hayatta bir zamanlar, Sisheng Tepesi'ndeki Wushan Tapınağı'nda yapayalnız kalmışken, nefes kesen uzun karanlıkta sıkıca Chu Wanning'i kucaklamıştı. O dönemde Chu Wanning'den daha uzundu, gücü de Shizun'dan fazlaydı. Kolları bir kafes gibiydi, kucağındaki bu son kalan sıcaklığı hapsediyordu. Dünya üzerindeki son ateşi kucaklar gibi...
Başını eğerek Chu Wanning'in siyah saçlarını öpmüş, sonra açgözlülükle yüzünü onun boynuna gömmüş, doyumsuzlukla ısırıp kemirmişti.
"Senden nefret ediyorum, Chu Wanning! Senden ölesiye nefret ediyorum!" Sesi biraz boğuktu. "Ama senden başka hiçbir şeyim kalmadı."