Beni gördüğünde elimde bir buket çiçek ve bir de mektupla yüreğimden kopup gelmiş, hiç konuşma ve al o buket. İçinden bir papatya çıkar ve bana ver. Buna karşılık mektubu uzaktayım sana. Geldiğim gibi sessizce arkamı döneyim. Yürürken arkamdan bak. Bileyim gözlerinin sırtımı okşadığını. Böyle veda edelim birbirimize. Ağzımız değil gözlerimiz konuşsun. Ve bir daha görüşmesek de bilelim aynı kitaplarda gezindiğini gözlerimizin...
Sadece benim için ne düşündüğünü bilmek isterdim. Onun gözünde ben kimim? Galiba hiçbir şey. Ama yine de hayallerime aldım onu. Ne de olsa hayallerime insanlar karışamazlar.