Insanlar seçemedikleri özellikleri yüzünden ayrımcılığa uğruyor, dışlanıyorlar. Çünkü hiçbir şey yapmadan başka bir kesimden daha yükseğe çıkabilmek işlerine geliyor ırkçıların. Farklılıklarımızı insanlığımızın önüne geçiriyorlar. Bu kitap da bu konu ya değinmiş. Bazı farklılıklardan dolayı toplum dışına itilenlerin, siyahilerin, yoksulların ayrımını anlatmış. Çocuklarını hak ve özgürlük içinde eşitlikçi bir şekilde yetiştirmeye çalışan avukat bir babanın bir siyahiye atılan iftirada onun avukatı olarak yaşadıkları ve halkın tepkisi kaleme alınmış. Okunması ve okutulması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
"*Hepimiz aynı renk olsaydık gökkuşağımız olmazdı ."
*Şanışer
İranlı eşiyle İran ziyaretine gideceğini sanan ancak orada kalmaya zorlanan bir kadın. Amerika'ya dönüş yolunda gizli planlar yaparak kaçmaya çalışan ama kocası anlayınca kızını elinden alınan çaresiz bir anne.
Her şey normalken birden şizofrenle değişen bir hayat. Güzel, zeki bir kızın akıl hastanesine düşüşü. İntihar denemeleri ve psikolojik bunalımlar. Bununla yaşamayı başaran bir kadın.
Geçirdiği bir kaza sonucu sakat kalan zengin bir iş adamı. Psikoloğunun tavsiyesiyle rahatlamak için şehirden uzak Duma Adasında bir eve yerleşir. Resim yapmaya başlar. Bu resimlerin bir özelliği vardır. Resimler büyülüdür. Gerçekten müthiş bir kurgu. Stephen King in okuduğum ilk kitabı.
Duma AdasıStephen King · Altın Kitaplar · 2008753 okunma
Çağımızdaki durumun beden değiştirmiş hali. Böceğe dönüştüğü için dışlanan bir adam. Tıpkı çevremizde fakir, güçsüz, hasta olduğu. toplumsal güzellik kriterlerine uyum sağlamadığı için dışlanan insanlar gibi. Dünyanın bu denli maddeperest olmasının bir sonucu. Biz insanların iç güzelliği yerine dış güzelliğine baktıkça bir grup insanı toplumdan dışlayıp ÖTEKİleştirdikçe sürüp gidecek bir hikaye.