Cafer Atar

Cafer Atar
@Cefri
Bir akşam, büyük Sloven şair Preseren'in heykelinin önünden geçerken hayatını aklından geçirdi. Şair otuz dört yaşındayken bir gün kilisede yeniyetme bir kız görüyor. Julija Primic adındaki bu gencecik kıza derin bir tutkuyla âşık oluyor. Eskiçağ trubadurları gibi bu kıza şiir- yazmaya koyuluyor, onunla evlenme hayalleri kuruyor. Meğer Julia üst düzey bir ailenin kızıymış, şair -kilisedeki o rastlantıdan sonra- bir daha kıza yaklaşamıyor. Ama o kısacık rastlaşma en güzel şiirlerinin esin kaynağı oluyor ve adının çevresinde bir efsane oluşturuyor. Ljubliana'daki küçük meydanda bulunan heykelin dümdüz belirli bir noktaya baktığını görürsünüz, o bakışı izlerseniz, meydanın öte yanındaki binalardan birinin taş duvarına oyulmuş bir kadın yüzü fark edersiniz. İşte orası Julija’nınyaşamış olduğu evdir. Prešeren ölümden sonra bile, sonsu- za kadar, “İmkânsız Aşk"ına bakmayı sürdürecektir.
Reklam
Hangi çiçek, diğerini "sarı açtı" diye ayıplar? Hangi kuş, "farklı ötünce" diğerine yasak koyar? Derisinden, dilinden ötürü öldürüyor insanlar. Ah insanlar! Herşeyi bulup, kendini bulamayanlar! Charles Bukowski
Bir elinizde kötülük, bir elinizde Kuran, Bir helaldir işiniz, bir haram. Şu yarım yamalak dünyada; Ne tam kafirsiniz, ne tam müslüman. Ömer Hayyam

Cafer Atar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·481 syf.·
9 günde okudu
·
2020 14. kitabı
Zülfü Livaneli
8.9/10 · 164bin okunma