Cehit; insanın, nefsaniyeti yenme ve üst unsurlara yönelme yolunda gösterdiği mücadeleler sırasında bulunduğu; liyakat derecesinin takdir ve tespit edilmesini sağlayan tüm çaba, emek ve çalışmalarıdır.
Batı anlaşılıyor ki, "kadim" in hakkını vermemenin, ebedi olana arka çevirmenin, "an" ı putlaştırmanın çıkmazı içinde.
Doğu ise, yeninin hakkını tam vermeme ile birlikte kadim olanı birdenbire terk gibi bir yanlışlık ve basitliğin kurbanı.
Çağımızda da, eski uygarlıkların temeli olan peygamberler uygarlığından uzaklaşılmakta, vahyin açtığı mucize çizgisinin dışına çıkılmakta, sadece Yunan uygarlığının hukuk anlayışı kitleleştirme ile mitolojiyi akıl yoluyla gerçekleştirme doğrultusunda ilerlemeye çalışılmaktadır.
İnsan ve hakikat. İnsanlık tarihi bu iki kelimenin içinde yatıyor. İnsanoğlu duramadan hakikati arıyor. Buluyor, adeta bulduğuna inanamıyor ve yine arıyor. Kaybediyor, yine arıyor. Kimi zaman da hakikat gelip kendisini buluyor, ama, insanoğlu bunu küçümsüyor, önemsemiyor ve hala gerçeği başka yerlerde arıyor.
Başlangıcından bugüne ve bugünden, tayin edilen ömrünün sonuna kadar, insanlık, sürekli olarak kendi iç dünyasında ve dışında, hakikat savaşını yaşadı, yaşıyor ve yaşayacak. Bir bakıma, bu dünya hayatı, insan için, hakikat savaşını vermekten ibaret.