Eğer evren bir insan olsaydı, sinirsel uyarıları vücudunun tamamına ulaşamayacaktı; beyni vücudunun varlığından, uzuvları ise beyninin varlığından haber alamayacaktı. Bu felç değil de nedir? Aklımda canlanan görüntü ise bundan daha korkunç: Evreni şişmeye başlamış bir ceset gibi görüyorum.
Karşısında sadece dünya tatlısı bir kadın görüyordu kadınlığı bir gölü tek başına pembeye çevirebilecek yoğunlukta bir pigmenti andıran, baskın bir kadınsılığa sahip bir kadın.
Jean-Paul Sartre, “Sözcükler” adlı yapıtında yazarlığa yöneliş dönemini anlatırken büyükbabasının kendisine verdiği şu öğüdü de anıyor: “Yalnız gözleri olmak yetmez, onlardan yararlanmayı da öğrenmeli insan. Maupassant'ın küçüklüğünde, Flaubert'in ne yaptığını biliyor musun? Bir ağacın önüne oturtup ağacı anlatması için iki saat zaman veriyordu ona.”