Belli bir yaştan sonra algılarım ,
Değer yargılarım farklı bir boyut kazandı...
Paranın alamayacağı şeyler uğruna yaşıyorum ..
Huzuru bir şarkıda, bir dost muhabbetinde bazen de bir kedi veya bir çocuğun başını okşayarak bulabiliyorum...
Maddi materyaller önemini manevi olgulara bıraktı...
Yada ne bileyim her şeye herkese değer verip üzmüyorum kendimi haddinden fazla...
Fazlaca anlam yüklemiyorum kimseye taşıyamayacaksa ..
Sağlığım öncelik oldu, sonra sevdiklerim ve sevenlerim...
Hayatımdan ebediyen ayrılan sevdiklerim geldikçe aklıma.
Yada hastane odasında yaşamak uğruna mücadele edenleri düşününce ,
Her şey ne kadar boş aslında diyorum kendime...
Yaşadıkça vefanın ne kadar önemli olduğunu hatırlıyorum.
Değeceklere "hep yanındayım" diyorum.
Yaşam ben istersem rüya,
İstemezsem kabus olurmuş bana ,
Bunu öğrendim yaşadıkça...
Şimdi kendi rüyamı kendim yazdım, yaşıyorum ....
Rüyama girecekleri özenle seçiyorum...
Kalbim kırılsa da, insanlar acıtsa da çoğu zaman, içimdeki iyilikten vazgeçemiyorum..
Ama akıllandım,
Gitmek isteyene de gitme demiyorum artık..
İsteyen kalmanın yolunu bulur biliyorum.
Çünkü ben artık huzur bozanlara değil,
Huzur verenlere hayatımın kapısını açıyorum...!
(Alıntı)