sevda çatıkkaş, Esrar-ı Aşk'ı inceledi.
 3 saat önce · Kitabı okudu · 10/10 puan

İlk defa tarih kokan bir kitap okumak istediğim zamanlarda karşıma çıkan bir kitap. Çok sevmezdim o zamanlar tarih okumayı hep aşk barındırmış o zamana kadar okuduğum güzel eserler. Dedim ki bir yerden başlamak lazım biraz tarih olsun biraz aşk içinde. Okudum tabi hem de öyle severek okudum ki tarih kitapları elimden düşmez oldu. Böyle güzel bir eseri kaleme aldığı için sonsuz teşekkürler ...

Sevgili kitap dostlarım…
Anlamsız gelebilir belki ama içimden geldi yazmak… Hoşgörünüze sığınarak kitap dışı son paylaşımımla..

Ben müsadenizle gidiyorum, biraz uzak kalmam gerekecek sizlerden. 17 Aralık’ta Yandal sınavım var ve yoğun bir çalışma programına başlıyorum. Belki güzel haberlerimi de gün gelir paylaşırım buradan?? Güzel dilekleriniz ve dualarınızı beklerim:)

Eğlenceli incelemeleriyle sevgili Tuco,

Tuco’nun tabiriyle Kübra Sultan,

Edebiyat bilgisine ve kültürüne her zaman hayran kaldığım, çok şey öğrendiğim ve Kübra Sultan’ın tabiriyle ‘’Pamuk Metin abimiz’’ ya da Ferah Hanım’ın tabiriyle ‘’Sayın Nart’’

Günaydın mesajları ile günümü aydınlatan, yürüyen kütüphane Sevgili Ferah Hanım..

Rus edebiyatına merakımı artıran ve okunack kitap listemi dolduran Sevgili Ferman bey,

Dobra incelemeleriyle Sevgili Zehraca,
Sevgili Sabırlı MatHmazel,

Meslektaşlarım Sevgili Rojhılat, Sevgili Yusuf, Sevgili Entellektia ve Sevgilİ Şeyma Özaslan

İncelemelerini dört gözle beklediğim Sevgili Kafka t –Hasan T

Bana Cemil Meriç’i hatırlatan Sevgili Ahmet Yavilioğlu,

Sitenin nezaket ve saygı sembolü Sevgili Serpil hanım,

Bana Mustafa Ulusoy’u hatırlatan, Bursayı kazanırsam mutlaka katılacağım Bursa kitap buluşmalarının daimi takipçisi Sevgili Seyid Ahmet bey ,

Yeni ve geç tanıdığım güzel ikili Sevgili Metin Pir ve Eylem hanım,

Sevgili Orijinal Monolog sakini

İleti ve yorumlarıyla çokça tebessüm ettiren ve oldukça geç tanıdığım zarif Sevgili İpek Kamuran ve Dila Kaya

Birbirine çok benzettiğim Sevgili Ali Şahin ve Sevgili Ali Bektaş

Bana dergi okumayı sevdiren sevgili Mavera …

Yorumları ve okuduğu kitapları dikkatle takip ettiğim, bana Hasan Ali Toptaş’ı hatırlatan sevgili Murat Sezgin

Yeni kitabı seyahatnamesini sabırsızlıkla beklediğim incelerden ince Sevgili Mehmet Yılmaz

Hızına yetişemediğim ve gördüğüm en çok kitap okuyan kitap kurtlarından Sevgili Metin Özdemir ve Sevgili Ekrem kaya

Ve tabii ki samimi şiirleriyle Sevgili Uğur Ukut…(sınavdan sonra belki bir gün ziyaretinize geliriz benim küçüklerle ve her gün tek çay söylediğiniz kantindeki bayana 4 çay diyerek şaşırtırız :))

Nostaljık profilleriyle ve akşamları paylaştığı musiki nağmeleriyle ruhumuzu dinlendiren Sevgili İsmail K..

Yürüyen risale Sevgili Suha Murat Bey,

Sevgili Afra, Horselover, R.T, Burak, Sabriye Yabancı, Rümeysa ..

Ve diğerleri… Herbiri…

Herşey için teşekkür ederim…

Hayatıma Rengarenk süsler katan sevgili 1000k dostlrm…İnşallah geri dönersem geldiğimde, burada olun ve bir yere kaybolmayın lütfen..

Sizi seviyorum ben:))

Nur-AL, bir alıntı ekledi.
 14 saat önce · Kitabı okudu · 6/10 puan

Üzüntüler ve acılar bizi olgunlaştıran tatlılardır.
Hata yapmaktan, değer vermekten asla korkma.
Defalarca düşsen bile sağlam bir şekilde ayağa kalk.

Günaydın Sızım, Songül Ünsal (Sayfa 69 - Olimpos Yayınları, İlk Baskı)Günaydın Sızım, Songül Ünsal (Sayfa 69 - Olimpos Yayınları, İlk Baskı)
Nur-AL, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · 6/10 puan

Gökyüzünü çalanlara sen papatyalar sun. İyilik nedir, öğrensinler. Seni üzen insanları gülümseyerek üz.

Günaydın Sızım, Songül Ünsal (Sayfa 69 - Olimpos Yayınları, İlk Baskı)Günaydın Sızım, Songül Ünsal (Sayfa 69 - Olimpos Yayınları, İlk Baskı)
KA, bir alıntı ekledi.
16 saat önce

Asansörde, emekli mafya reisi Kadir Amca’yla karşılaştım. “Günaydın Kadir Amca,” dedim, “Günaydın Musti, n’aber?” dedi. “İyidir be amca, ne olsun işte,” dedim. “Biliyor musun Kadir Amca, aslında ben az önce intihar girişiminde bulundum,” demek geldi içimden. Sarılıp bana saçımı okşasın, şefkatini esirgemeyip merhametinden sunsun istedim. Ama demedim. Az önce intihar girişiminde bulunmuş biri gibi baktım sadece. Kendisi anlasın istedim. Bir şey demedi, kahroldum. Asansörden indikten sonra durdu, geri dönüp, “Senin gözlerinde bir şey mi var oğlum?” dedi. Ağlamamak için zor tuttum kendimi. “Yok be amca, ne olsun işte,” dedim. “E, ne diye asansörde güneş gözlüğü takıyorsun dümbük?” dedi. Eşekten düşmüş karpuz misalindeki eşek gibi hissettim kendimi. Amaçsızca dolaştım birkaç sokakta. Bugün işe gitmemek için geçerli bir sebebim var, dedim kendi kendime, işsizim çünkü.

Son iki aydır öyleyim. İş dediğim de bir pizzacıda servis elemanlığı yapmak bir süre, yani bir günlüğüne. İşe başladığım gün servis motosikletini çaldırınca, “Sen bir daha gelme!” dediler. Ondan önce de hiç çalışmadım zaten. Sağ olsun, babam para gönderirdi her ay. Pizzacıda çalışmaya başlayınca, “Gönderme artık, gerek kalmadı,” dedim. Ertesi gün arayıp işten atıldığımı söylemeye utandım. Babam beni halen pizzacı sanıyor. Daha doğrusu pizzacı dükkanı açtığımı sanıyor. Geçen hafta aradığında, “Oğlum hep sormayı unutuyorum da, pizza nedir?” dedi. Karlıova’da yayladalarmış, telefon iyi çekmiyordu, cızırtılar arasında, “Dış kaplama malzemesidir,” dedim. “İyi,” dedi, telefon kesildi. Biraz sonra yine aradı, “Dış kaplama nedir?” dedi, bir şey demedim, telefon kesildi.

Yürüye yürüye öylece Bernaların evinin önüne kadar geldim. Bu saatte evde olmaz Berna. Bankada çalışıyor, ya da bir banka için çalışıyor işte. “Buyrun beyefendi, size bir kredi kartı çıkaralım,” dedi. “Yok,” dedim. Israr da etti ama istemedim. “Bir kimlik fotokopisi yeter, gerisini biz hallederiz,” dedi. Bu kez kıramadım, “Tamam,” dedim, “Hayırlı olsun,” dedi. Marketin girişindeki standda işlemleri çabucak halletti. Göğsündeki etikette “Berna” yazıyordu, oradan biliyorum ismini. O da benim ismimi biliyordur, fotokopisini çekerken kimliğime baktı bir ara. Yedi ay geçti üzerinden ama unutmamıştır kesin. Çok güzel güldü bana. Ertesi gün tekrar gittim görmeye, evine kadar takip ettim ama beni fark etmedi. Sonra marketin önünde göremedim birkaç gün. Bankaya gidip sordum, makineden sıra numarası alıp bekle, dediler. Sıram gelince yine sordum. Sen bir daha gelme, dediler. Bir daha da göremedim Berna’yı. Her gün evin önünde sabah akşam bekledim, rastlamadım bir türlü. Gülüşü bende kaldı.

Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 50)Seher, Selahattin Demirtaş (Sayfa 50)

Günaydın
"İnsan en çok kendine aldanır. Çünkü inanmak istediği her şeyden önce kendisidir."
Elif Y.

Kalbinizi kitap satırları arasina gizleyin Mutlaka bir gün birileri onu bulacaktir..... Günaydın:)

Hayat gülümsedikçe güzeldir. Yüzünüzden gülümseme eksik olmasın.
Günaydın sevgili dostlar :)

İnançla hiçbir yere varamazsınız. Ama bilmekle, anlamakla, çok yere varırsınız.

Günaydın olsun