Cem Yüksel

Eski Türkçe
Puan vermedi·
Kitap Serveti Fünun Türkçesi ile yazılmış ve anlaşılması zor seviyede alanlar ona göre alsın. Günümüz Türkçesiyle basılsa iyi olurdu. Lütfen Fazlı Necip’in her tek satırı tarihte neredeyse çıkarıp bulun ve biz okurlara günümüz Türkçesiyle sunun.
Yine OradaFazlı Necip · Çizgi Kitabevi · 20214 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Saraylarda Mecnunlar’ın aynısı
5/10
·336 syf.·
2026 8. kitabı
Haremin sultanları diye aldım, karşıma İthaki yayınlarından Gününüz Türkçesiyle basılan Saraylarda Mecnunlar karşıma çıktı. Fazlı Necip Selanik’in suyundan mıdır nedir müthiş bir yazar diyerek tüm kitaplarını topladım ama bu aynı kitap çıkınca hayal kırıklığına uğradım. Benim gibi farklı roman zannedip almayın.
Haremin SultanlarıFazlı Necip · Maya Kitap · 20118 okunma
Anarşizmden Kapitalizme…
10/10
·368 syf.·
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Romanı incelemeden önce belirtmem gereken bir şey var. Hüseyin Rahmi okuyorsanız mümkünse günümüz Türkçesiyle olanları ve Özgür Yayınlarının 99-2000 baskılarının Kemal Bek uyarlamalarını okumanızı tavsiye ederim. Nadirkitap’dan bulabilirsiniz. Romana gelecek olursak Hüseyin Rahmi yine müthiş roman karakterlerinden biri olan Avnussalah’ı bize hikaye etmiş. Aç kalmamak ve çok çalışmadan para kazanmak için her türlü sahtekarlığa başvurabilecek ve bunu yaparken asla vicdanı sızlamayacak birisini ararsanız işte tam o kişi Avnussalah. Hem de yaptığı utanmazlıkların felsefesini de çok iyi temellendiriyor ve kendini haklı çıkarıyor. Mükemmel bir Hüseyin Rahmi romanı diyebiliriz. Kitabın sonunda yine Abdülhamid’i es geçmemiş ve onun döneminde yaşayan sarayın gediklisi Yahudi kuyumcu Haronaçi Efendi’nin halkı nasıl kandırdığını ve soygun düzeni oluşturduğunu öğreniyoruz. Çok sürprizbozan vermeden Hüseyin Rahmi’nin en iyi romanlarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Utanmaz AdamHüseyin Rahmi Gürpınar · Özgür Yayınları · 2000233 okunma
-Sinemalarda büyük bir hırsla birbirinin dudağını emen artistler şehvetin bütün baygınlıklarını, saralarını, titremelerini bize seyrettiriyorlar. Ekranda gördüğümüz manzaralar oyun değil hakikattir. İki genç vücut o kadar ateşle birbirine yapıştıktan sonra hislerin oyun hududunda kalabileceği düşünülür mü? Sinemalar dillendi. Yakında bu birleşmelerin kesik soluklarını da işiteceğiz. Ceza kanununda hususi bir madde teşkil eden hâyâ ile hâyâsızlığın hudut çizgisini bana gösterin rica ederim. Bazı işlenen işlerin ilanlarında filan yaştaki çocukların sinemeya alınmayacakları yazılıyor. Edepsizlik seyretmek hakkı halka yaş nispetiyle mi dağıtılır, meydandaki şehvet manzaraları seyretmek için edepten sıyrılmış olmak hangi yaşlarda kazanılır?
Sayfa 177