1860-1930 yılları arasında yazılan romanları okumaktan keyif alan biriyim ama bu roman hiç olmamış. Dönemin hiçbir özelliğine değinmemiş, dönemin yaşayışına, dünyaya dair bir yorum bir kelamda bulunmayan bir roman olmuş. Sağa döndüm ağaç çıktı, sağa geçtim Belgrad ormanı gibi şeylerden ibaret bir anlatım var. Roman Claude Farrère isimli Türk Kurtuluş Savaşı’nda Türkleri savunarak Türk dostu olarak anılan yazara ait. Selim Nüzhet yeri İstanbul’a , kişileri de Türk isimlerine dönüştürerek iyi bir iş yaptığını düşünmüş ama yanılmış. Çünkü romanın bizden bir roman olmadığı içeriğinde açık ve net görülüyor. Dili soğuk tek düze bir roman. İlk gotik roman denilse de, içeriğin yabancı bir yazardan alınması ve özgün olmaması edebiyatımızda yer edinmesini engelliyor.