"Bazen öyle bir şey olur ki en korktuğumuz olay başımıza gelir ama bundan tuhaf bir huzur duyarız. Bir an tüm duygularımızı unuttuğumuzu ya da birbirine karıştırdığımızı, acı çekmeyi huzur sandığımızı düşünürüz. Oysa bu, gerçek bir rahatlama halidir. Çünkü en kötüsünün, başımıza gelenler değil, korkunun kendisi olduğunu fark etmişizdir."
"Yaşamlarımız için biçtiğimiz değerler, sözün bittiği yerdeki kelimeler kadar güdük kaldıkça, sevgiyi ve dostluğu bitirenin sadece ölüm olmadığını öğrendik. Artık şaşırabileceğimiz bir şeyin kalmadığını sandıkça, insana dair bir başka hıyaneti görüp, yaşama küsmeye yeltendik. Ama gördük ki küsmemiz evrenin umurunda bile değil, çaresizce doğrulup, hayal kırıklıklarımızı yerden toplayıp, elimizde kalan parçalarla büyümeye yöneldik."
"Susmak ve saklanmak, çatışmayı önlemek için bir yöntem olabilirdi ama sakıncalıydı. Çünkü sustuğumuz kelimeler içimizde ürer, çıkış yolu bulamadıkça çürür ve bünyemizi zehirlerdi. Zamanında kullanılmamış her şey gibi son kullanma tarihleri geçerse, öyle kötü kokarlardı ki konuşmak için çok geç, sindirmek için çok erken olurdu."
"Yaşam, iki ışık arasındaki bir kumsal. Bir gerçek ve bir yanılgı arasındaki karar. Ama asla bir strateji değil. Mekanizmalar stratejilerle, organizmalar sezgileri ve bilgileriyle yaşar."