Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip…
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının…
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Mamak çöplüğünde eşelenen martının denize özlemi, ancak Hatip çayının kenarında bir nebze diner. Kanadını kaşıyacak mekânın keyfini çıkarırlar.
Ancak orada da tek ayaküstünde dururlar.
Velhasıl, denizi olmayan memlekette deniz kuşu ve Ankara’da martı olmak zor iki gözüm