Tesettür, sadece bir örtünme şekli değil, imani bir duruştur. Şeytanın davetine "La!/hayır! "diyebilmek, ayartıcı vesveselere kapıları kapatabilmek ancak Kur'an'i emri öğrenmekle mümkündür.
Biz her ne vakit şeytanı öfkelendiren bir adım atarsak o an RABB'imizin rızasına yaklaşırız, ne zaman da şeytanı hoşnut eden bir adım atarsak işte o zaman RABB'imizin gazabına maruz kalırız.
İnsan, mahremiyet duygusunu zedelemeyen beden elbisesini giydiğinde, korku ve açlık endişesi çekmeden tesettürünün gereklerini yerine getirebilir. Bu sorumluluk bilinci, insana takva elbisesini kuşandırır. Takva elbisesi de kulluğunu ihlasla yerine getiren mümini, en sonunda ALLAH'ın vaadi olan Cennet elbisesi ile mükafatlandırır.