Bir bülbülün, görünen yıldızların ta ufuklara kadar dokunduğu bir yıldızlı gecede, siyah nokta kadar küçük gözlerini sonsuz ve lacivert gökyüzüne çevirerek şakıdığı ezgileri, o yüksek ve ruhu coşturan sesi kalbimde yuva yaptığı için, hala gözlerimi kapayıp dinlesem, bir yıkıntıdan yükselen hüzün verici bir ses gibi Kulaklarıma gelir. Kimi zaman senden uzaklaşarak, kimi zaman coşarak, kimi zaman ara vererek derinden gelen bir ses öter. O sesin, gecenin sessizliğinde, uzaktan saydam bir havuza damlayan su gibi, damla damla ruhumun içine döküldüğünü hissetmiştim.