İnsan çaresizliğin ne demek olduğunu, mezarlığa gittiğinde anlıyor.
Sessizlik çığlık gibi üzerine çökerken, bir mezar taşına dokunmanın verdiği o tarifsiz acı, her şeyin ne kadar anlamsız olabileceğini yüzüne çarpar.
Söyleyemediklerin boğazında düğüm olur, geçmişte kalan bir ses, bir gülüş, bir sarılma... hepsi bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçer. İnsan, elinden hiçbir şeyin gelmediğini orada, o soğuk taşların arasında hisseder.
Kşke demekle geçer zaman...
Ama o "keşke"ler ne zamanı geri getirir, ne de içindeki boşluğu doldurur.