Karanlık Prens Yolu serisinin ikinci kitabı ile karşınızdayım.İlk kitabı çok sevmemiş bir insan olarak ikinci kitaba bayıldım enteresan bir şekilde.Normalde okumayı düşünmemiştim.Okuyan arkadaşlar çok sevince bir şans vermek istedim.Nokta atışı yapmışım.
İlk kitaptan hatırladığımız soğuk,duygusuz Zach’in hikayesini okuyoruz.Yazarlar gene bir metaforla donatmışlar hikayeyi .İlk kitapta Romeo ve Julliet hikayesi varken bu kitapta Kül Kedisini okuyoruz.
Başrol kızımız Farrow iki üvey kardeşe ve korkunç bir üvey anneye sahip,madalyalı bir eskrimci.Babasını kaybetmiş ve orjinal masalda ki gibi hizmetçi niyetine kullanılıyor.Babasından kendisine yadigar kalan ama üvey annesinin sattığı kolye geri alabilmek için Zachary Sun’ın malikanesine gidiyor.Yakalanınca bir süre bir oyun oynamak zorunda kalan ikili sonra Farrow’un kaçmasıyla bir kovalamaca oyununa başlıyorlar ve Zach kızı bulunca bir anlaşma ile özel hizmetçisi yapmaya karar veriyor.Amacı hem intikam hem de kendisini etkileyen bu kız için duyduğu merak.
Zach’in ve Farrow’un ciddi travmaları var.Birbirlerini tanıdıkça yaklaşmaya ve aşık olmaya başlıyorlar.Özellikle Zach’in insanlara dokunamaması ve bu durumla baş etmesi bence kitaba ayrı bir güzellik katmış.
İki yazarda şahsına münhasır yazarlar.Bence ikisi de çatlak ama kalemleri çok iyi.Farklı bir tarzları var .Kitap uzun olmasın rağmen su gibi aktı.Smut sahneler dozunda ve iyiydi.
Bu hikaye herkesin çok sevmeyeceğini düşündüğüm ama sevenin aşık olacağı bir hikaye ,yine ilk kitapta olduğu gibi grubun üçlü yazışmaları beni kopardı.Son hikaye Oliver’ın hikayesi ve bu kitapta merak dozumuz arttı.
Ben kesinlikle tavsiye ediyorum.
İyi okumalar!