Cemile yılmaz

Cemile yılmaz
@Cemreyilmaz
Ögretmen
Yüksek lisans
İstanbul
Sivas/Divriği
334 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Bir tanrıyı ararken insan onun niteliklerini bilmelidir. İşin aslı tanrılar, müritlerinin onları tanımalarını sağlayacak semboller taşırlar Üzerlerinde. Bununla birlikte kadın figürünün temsilinde genellikle bazı değişmezler vardır. Paleolitik dönem Venüs heykellerinde cinselliğin ve anneliğin ne kadar vurgulandığını hatırlayalım: Dolgun bir göbek, hamile kadın ların tipik gebelik çizgisi, kah emzirmenin devam ettiğini gösteren dolgun göğüsler, kah emzirmenin geçmiş zamanda kaldığını gösteren sarkık göğüsler. Kadın bir doğurganlık figürü müydü? Bazı arkeologların Neolitik döneme ait kadın tasvirlerinde gördüklerine inandıkları meşhur "ana tanrıça" nın kökenleri, Paleolitik çağlarda bulunabilir mi?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Neandertallerin 49.000 yıl önce diş ağrısını yatıştırmak için bazı bitkiler ektiklerini keşfetmişlerdi! İspanya' daki El Sidran mağarasında bir kişi, doğal bir aspirin olan salizat açısından zengin kavak tomurcukları içeren bir bitkisel diş macunu kullanarak diş apsesini tedavi etmişti. Araştırmacılar bu ilacı, değerli bir bilgi kaynağı olan "hasta"nın fosilleşmiş diş taşını analiz ederek ortaya çıkarabildiler. Daha yakın zamanda Brezilya' daki Pedra Furada kaya sığınağında bulunan taşlaşmış insan dışkılarında tam takım bir ecza dolabı keşfedildi. Bu kabaca 8000 yıllık olan fosilleşmiş dışkı, muhtemelen farma sötik amaçlarla alınan gıda dışı bitkilerin tüketimini gözler önüne serdi. Brezilyalı avcı-toplayıcıların ilk yardım çanta sında her türlü rahatsızlığı iyileştirecek bir şeyler mevcuttu. Sindirim sistemine bağlı rahatsızlıklar, Caesalpinia ve Terminalia gibi ağaçlardan elde edilen anti-dizanteriklerin tüketimi ile tedavi edilirdi.
Tarihönce sindeki insanların geçişine ilişkin ipuçlarını deşifre edebilmek için prehistoryacı Philippe Galant'ın peşinden Herault'daki Al dene mağarasının kıvrımlı yollarında dolandık. Yol üze rinde duvarda meşale, daha doğrusu yanmış kömür izlerine rastladık. Galant' a göre bu, geçtikleri yolları işaretlemek için bıraktıkları bir iz. Bu izler tam da keşiften sonra mağaradan kazasız belasız çıkmanızı sağlayacak Ariadne ipi aslında! Bu izler sayesinde arkeologlar, insanların bu yeraltı galerilerinde ne kadar mesafe katettiklerini belirleyebildiler ... Ama sadece bu kadar da değil. ..
Kolektif imgelemde avlanma, tarihöncesi dönemin başat aktivitesi olarak kalmıştır, buna göre taze et tedarikinde insanın üstüne yok gibi görünüyor. 1966' da Amerikalı araştırmacılar Richard B. Lee ve Irven DeVore'nin "Man the Hunter" isimli konferansta ortaya attıkları "avcı adam" teorisi, bu popüler imgeyi iyice güçlendirdi. Tarihöncesi kadınların faaliyetlerini ve hareketlerini anlamaya yönelik araştırmalar, bize atalarımızın günlük meşguliyetlerinin bütünüyle farklı bir panoramasını çıkardı: Avlanmanın merkezde ve çok önemli bir yere sahip olduğu fakat bir yandan da zannettiğimiz kadar baskın bir aktivite olmadığı, beklenmedik çeşitte bir dizi faaliyet. Yiyecek aramak her iki cinsiyetin de göreviydi. Bununla beraber kadınlar, ileride de göreceğimiz üzere, yiyecek arama işinde önemli bir rol oynadılar. Geri kalan zamandaysa, şayet avlanma veya toplayıcılık verimli geçtiyse, çoğunlukla temel ev işlerine ve yine kadınların başarılı oldukları el işlerine adıyorlardı kendilerini. Ayrıca, anneliği genç kadınları kabilenin yaşamına katıl maktan alıkoyan bir engel gibi düşünmeyin! Kadınların ellerinin kollarının boşta olması ayrı bir ustalık gerektirmişti. Kadınların bu ilk özgürleşmesinin müsebbibi Üst Paleolitik için devrim niteliğinde bir araçtır: Bebek taşıma çantası.
Meme emme dönemi sona erdikten sonra dahi çocuklar beslenmek için çevrelerine muhtaçtır. Önce annelerine bağımlılardır ... Yeni bir çocuk gelene kadar. İşte bu noktada büyükanneler devreye girer ve kızlarının çocuklarının beslenmelerinden sorumlu olurlar. Veyahut da gelinlerinin: Bu da var! Büyükannelerin yardımlarına bel bağlamak, bir kadının daha sık çocuk doğurmasına olanak tanır zira bu çocuklara da yaşlıların bakacağını bilir. Büyükanneler, sayelerinde artık daha sakin ve daha üretken olan ebeveynlere yardım ederek kendi genlerinin devamlılığını sağlamışlardır. Herkesin bir başına olduğu gebeliklerdense insanların birbirine yaslandığı bir üreme zinciri kurmak, ölüm riskini göze almaya veya otonom olamayacak kadar küçük bir çocuğu grubun kollarına bırakmaya göre çok daha avantajlıdır.