Kolektif imgelemde avlanma, tarihöncesi dönemin başat aktivitesi olarak kalmıştır, buna göre taze et tedarikinde insanın üstüne yok gibi görünüyor. 1966' da Amerikalı araştırmacılar Richard B. Lee ve Irven DeVore'nin "Man the Hunter" isimli konferansta ortaya attıkları "avcı adam" teorisi, bu popüler imgeyi iyice güçlendirdi. Tarihöncesi kadınların faaliyetlerini ve hareketlerini anlamaya yönelik araştırmalar, bize atalarımızın günlük meşguliyetlerinin bütünüyle farklı bir panoramasını çıkardı: Avlanmanın merkezde ve çok önemli bir yere sahip olduğu fakat bir yandan da zannettiğimiz kadar baskın bir aktivite olmadığı, beklenmedik çeşitte bir dizi faaliyet. Yiyecek aramak her iki cinsiyetin de göreviydi. Bununla beraber kadınlar, ileride de göreceğimiz üzere, yiyecek arama işinde önemli bir rol oynadılar. Geri kalan zamandaysa, şayet avlanma veya toplayıcılık verimli geçtiyse, çoğunlukla temel ev işlerine ve yine kadınların başarılı oldukları el işlerine adıyorlardı kendilerini. Ayrıca, anneliği genç kadınları kabilenin yaşamına katıl maktan alıkoyan bir engel gibi düşünmeyin! Kadınların ellerinin kollarının boşta olması ayrı bir ustalık gerektirmişti. Kadınların bu ilk özgürleşmesinin müsebbibi Üst Paleolitik için devrim niteliğinde bir araçtır: Bebek taşıma çantası.