"O halde neden ben günaha girmiş sayılayım? Ben bir şey yapmışsam ancak Allah rızası ile yapmış olabilirim, değil mi ama? O'nun rızası ile yapılmış bir şey neden günah olsun? Allah öyle dileseydi beni engelleyemez, o anda helak edemez miydi? Demek ki istemedi? Demek ki benim o elmayı dişlememi arzu etti? Demek ki ben O'nun bir isteğini yerine getirdim? Demek ki ben günahsızım? Demek ki ben oyuna getirildim? Demek ki beni oyuna getiren lblis de Allah'ın bir başka dileğini gerçekleştirdi? Demek ki lblis de günahsız? Demek ki burada olup biten her şey bir oyundan ibaret? Demek ki zaten Yeryüzü'ne sürülecekmişim, bahane aranıyormuş? Demek ki ben de en az senin kadar Allah emriyle hareket eden bir kulmuşum? Demek ki suç bende değil, eğer ortada suç namına bir şey varsa tabii, o da o elmayı ısırmama göz yuman iradedeymiş? Demek ki ben çaresizmişim? Demek ki ne düşünürsem düşüneyim, o elmayı ısıracakmışım ben? Demek ki Havva ile tartışıp ayn düşmemiz
de bu senaryonun bir parçasıymış? Demek ki beni engelleyebilecek tek kişi, Havva, o esnada kasıtlı olarak yanımdan uzaklaştırılmışmış? Demek ki o yüzden son anda, ben ısırdıktan sonra, kendimi suçlu hissetmem için ortaya çıkartılmış? Demek ki yapılabilecek hiçbir şey yokmuş? Demek ki lblis de bu oyunda figürandan başka bir şey değilmiş? Demek ki bana sonsuz Cennet müjdelenirken yalan söylenmiş
miş? Demek ki ben kandırılıyormuşum? Demek ki tıpkı lblis gibi ben de oyuna getirilmişim? Demek ki lblis sahiden de bana dost olmaya çalışıyormuş? Demek ki karşı kıyı diye bir yer yokmuş? Demek ki her şey algıdan ibaretmiş? Demek ki bilmekle zannetmek arasında, gerçekle yalan arasında fark yokmuş? Demek ki bana tuzağı kuran lblis değil, daha başka biriymiş? Demek ki benden önce Yeryüzü'ne sürülen o zavallı cin taifesi de suçsuz
Haber verin aşıklara, Aşka gönül veren benim,
Aşk bahrisi olaraktan denizlere dalan benim,
Gördüm göğün meleklerin, her biri bir işte imiş,
Hak Çalabın zikrin eden; İNCİL benim, KUR'AN benim.