Aslında bu kitap seni birinin hikayesine değil, kendi duygularına götürüyor. Bir ilişkinin ardından kalan sessizliği, bazen öfkeyi ama en çok da kendine dönüşü anlatıyor. Sayfalar kısa, cümleler sade ama duygular yoğun. Osman’a yazılmış gibi duran her satır aslında ‘kişinin kendisine’
Kimi yerinde evet ben de böyle hissettim diyorsun, kimi yerinde gülümsüyorsun çünkü yazar seni çok iyi tanıyor gibi. Kitabı okurken birine değil, kendine mektup yazıyormuşsun gibi hissediyorsun. Ben sevdim. Özellikle anlatım dilini.