Kaç yıl geçse bile gün o gün değil mi?
Hava o hava, gece o gece değil mi?
On bir yıldır göz yaşlarımı gözümde kuruttum
Yüreğimde yaralar içimde hep buruktum.
Unutmadım suretini, silinmedi hafızamdan
Yüzündeki kırışıklar bende de başladı artık
Al götür beni yanına diye yalvardım yaradandan
On bir yılı sığdırdım ömrüme,
Yaklaşıyor gibiyim artık...
Matem tutan geceyi sor bana,
Yalnızlığı, kimsesizliği, vücudumdan onca akan kanı sor bana?
Çaresizliği, dinmeyen öfkemi, hayata karşı hırçınlığımı sor bana...
Ne kışlar, aylar, yıllar geldi geçti,
Beni On beş yaşıma kimse döndüremedi
Acıyı seven gençlik yıllarım
Ağır mı ağır, derin mi derin kalbimdeki acı
Hiç kimseye benzemeyen yüreğin,
Yıllarca herkese karşı sustu dilim,
Anlatmaya yetmeyecek bir ömür
Bu dünyadan yanına al beni de götür
Hani nerde gökyüzü? Nerde onca kalabalık!
Zamanı ödünç alarak yaşıyorum
Mezar başında kokunu alıyorum
Nerde, nerde oğlum dediğin sesin!
Nerdesin, nerdesin ay parçası, gül bahçesi...