cerenarch

cerenarch
@Cerenarch
“Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan.”
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize.Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız.”
“Zaman zaman gerçek ‘canlı yaşam’dan tiksiniyoruz, bu yüzden de bize onu hatırlattıklarında buna dayanamıyoruz. Bunu o kadar ileri götürmüşüz ki, gerçek ‘canlı yaşam’ı neredeyse bir iş, nerdeyse görev sayıyoruz ve hepimiz yaşamın kitaplarda daha güzel olduğu konusunda hem fikiriz.”
“Evet, daha bir dikkatli bakın! Doğrusu, bizler bugün canlılığın nerede bulunduğunu, ne olduğunu, nasıl adlandırıldığını bile bilmiyoruz. Elimizden kitaplarımızı alsanız bir anda ne yapacağımızı şaşırır kalırız; ne yapacağımızı, kime sığınacağımızı, neye tutunacağımızı, neyi seveceğimizi, neden nefret edeceğimizi, neye saygı duyacağımızı, neyi aşağılayacağımızı bilemeyiz.”
“ Her zaman sağlam kalacak olan, yani gizliden de olsa dilinizi çıkaramayacağınız, nanik yapamayacağınız sırça köşklere inanıyorsunuz siz. Oysa ben, belki de kristal oldukları, hiçbir zaman yıkılmayacakları ve onlara gizliden de olsa dilimi çıkaramayacağım için korkuyorum onlardan. “