“Kırılan bir heveste takılıp kaldı ömrüm.”
“Çok yorgunum. Yıllardır koşuyor da varamıyor gibiyim, ama bunu yürüyerek varmışlara nasıl anlatayım?”
“ Sende bir şey var. Bana derin derin nefes aldıran bir şey...”
“Ve oturdum gökyüzünü izliyorum şimdi.
Eskisi gibi değil;
Daha uzun,
Daha yakın
Ve daha mavi.”
“ Giden geri gelmezmiş,
inanmak istemedim. “
İnsan yorgunluktan ibarettir.
Gelir, yorulur ve gider.
Sanırım insan bütün hayatı boyunca kendi çocukluğunu temize çekmeye çalışıyor.
“Sen sev de bırakıp giden yar utansın”
“sevmek de yorulur “ diyor cahit zarifoğlu. cagit zarifoğlu doğru söylemiş ama yorulduk diye yoldan vazgeçilir mi hiç.
“papatyaların bilmediği bir şey var sevmek kavuşmaya yetmiyor.”
“Bir çocuğun gözlerinde devleşen, masumiyeti gördüm sonra neye nereye baksam kirli geldi bana.”
“İşte ben hep böyle garip mahzun,
Bir şey beklermişçesine yaşıyorum.
.
.
Kayıp kayıp gidiyor dünya bıkkın bakışlarımdan.
Yaşıyorum yaşıyorum da bitmiyor,
Bir tutam sakız oluyor ağzımda zaman.”