Herkesin hayatından geçmiş bi Osman var ama osmanın adı farklı :)
126 sayfalık bi kitap için fazla sarsıcı okumadan önce dikkatli olun hayatınızdan bi Osman geçtiyse birde kitap üstünüzden geçiyo..
Kitaptan alıntılar:
-Her şeye rağmen seni seviyorum ama ben ayrılmak istiyorum Osman.
-Yalnızlıkla bir problemim yok yani, ben sensizliği pek sevmiyorum.
-Gördüğüm her güzel şeyi seninle paylaşmayınca eksik kalıyorum.
-Gelirsin de bulamazsın diye çok uzaklaşmıyorum .
-Kucağımda anlamadığım milyonlarca şeyle beraber oturuyorum, hiç bilmiyorum Osman.
-Ayrılığın en kötü tarafı şahidini kaybetmek sanırım. Birileri bilmeyince, bazı şeyler hiç yaşanmamış gibi oluyor çünkü.
-Ayrılık tam da buymuş, artık anlatacak bir şeyinin kalmaması.
-Bence kim olduğumuzu tuttuğumuz değil, tutamadığımız sözler belirliyor.
-Ama senin kadar istikrarlı kimseyi sevemediğime eminim, bir daha sevebileceğimi de sanmıyorum Osman.
-Bazen az önce şuralardaymış da kaşla göz arası kaybolmuş bir eşyamı arar gibi, seni ararken buluyorum kendimi.
-İki kişiden biri kaybolduysa, hangisinin kaybolduğunu asla bilemeyiz Osman.
-Aslında kalbim biraz kırık. İşler bu hale gelmeyebilirdi. Hani duvardan kaldırdığın çerçevenin izi, orayı yeniden boyayana kadar öylece kalır ya …
Bilmiyorum belki de artık badana zamanı gelmiştir Osman.
-Ne kadar oldu görüşmeyeli? Üç gün ya da üç sene, fark eder mi?
Az önce şurada kahkaha attığını kimin inkar edebilir?
-Bense şimdilerde, yeniden hayata karışmak için bir heves bekliyorum. “Bir yolumuz varsa o yol bizi bulur demiştin”.
Ateş hâlâ sıcak, fazla uzaklaşmış olamam Osman.
-Sütten ağzım yandı, yoğurdu yemeye teşebbüs bile etmiyorum Osman. Bizimki gibi hikayelerin hep mutlu son sonuna bağlanması beklenir, mutlu son dediğimiz nedir ki Osman?
-Sana yanarken kendimi nasıl da ihmal