Kitabın diline alışmak başlangıçta zordu. Yazarın argo anlatımıyla serseri bir çocuğun dünyasına giriş yapıyoruz ve yer yer karakterimize sinirlenmeden edemiyoruz. Çoğu insan kaostan hoşlanır bunu kabul edemese de. Bu kitap da karanlık yönlerini ortaya çıkarıyor insanın. Dünyanın bok püsür (Alex'in deyimiyle) olduğunu gördükten sonra güven duygunuz iyice azalıyor. Sanki bu dünyada yalnızmışız gibi hissettiriyor. Kötü insanları bilimsel yollarla iyiliğe mecbur kılmak ise onları otomatik birer portakala dönüştürüyor. Halbuki portakal doğaldır ve otomatik olması onun doğasını bozar. Anlatılan distopyanın ülkemizde gerçekleşme olasılığının da düşük olmadığını göz önünde bulundurmak gerekir. Umalım ki gerçekleşmesin.