Güneş, ufka doğru batışa geçmiş. Zihnimdeki kiri süpürebilmesi için denizin ve sahip olduğu nefesin, biraz daha süre veriyorum kendime. Deniz, dünyanın gerdanına takılmış safir taşından bir mücevher gibi.
Sayfa 17 - Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık·Kitabı okudu
Odağım, yok denecek kadar az. Kafamın içindeki, kelimelere sabitlenmiş denge durmuş vaziyette; dışarıdan gelen ses dalgalarının biriktiği ve beynin kelimeleri anlamlandırmak için baktığı havuz, onun için bulanık bir su gibi; bir şeyleri ayırt etmek, bir şeyleri anlamlandırabilmek imkânsız. İnsanların iletişim kurmak için yarattığı el-kol hareketleri, yüz ifadeleri; kelimeleri anlamlandırmak için yapılan tüm sembolik hareketler, anlamsız birer kıpırtı sadece…
Sayfa 11 - Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık·Kitabı okudu
Bu hayat oyununa gelmek için beklerken, kuliste rolümü tahmin etmeye çalışırken bana böyle bir rolün ve bu dekorun düştüğü söylenseydi, itiraz eder hatta çıkmayı reddederdim sahneye. Rolün ağırlığı güzel bahane. Fakat dediğim dedik hayat oyununun senaristi, ite kaka bir sperme ve bir yumurtaya hapsetti, spermin yumurta ile birleşmesiyle diploit hücreye çevirdi beni; ne olduğunu anlayana kadar bu yaşlara gelmem gerekti.
Sayfa 9 - Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık·Kitabı okudu