Bazen iç dünyamıza fazlaca takılıp kalırız. Sorunlarımızdan kurtulmaya çalıştıkça kendimizi daha da dipte buluruz. Bu girdap etkisi öyle bir hal alır ki asla bitmeyecek gibi hissederiz.
Ama biter!
Her sorun çözülür, her yoğun acı bir gün biter. Bir süre sonra bunların yerini yenileri alır. Ve aynı döngü yaşam boyu sürüp gider.
Bu durumu bizlerde ümitsizlik yaratması için söylemiyorum. Tam aksine hayatın zorluklarına karşı hazırlıklı olmamız için bu gerçeği kabul etmemiz gerektiğini vurgulamak istiyorum.
Yaşam hepimiz için farklı iniş çıkışlara sahip. Eğer bu gerçeği kabul etmezsek kendimizi cam sınırları olan bir mahzende buluruz. Çıkışını göremediğimiz, sınırlarını bulamadığımız camdan bir mahzen…
Hem özgür gibiyiz hem değiliz!
İfadeleriyle başlamış olduğum, bakış açımızı değiştirerek sorunları çözmeye bir adım attığımıza dair düşüncelerimi paylaştığım kısa bir içerik hazırladım :)
İlginizi çeker ve devamını okumak isterseniz linki aşağıda iletiyorum:
medium.com/@ceydakurt/camd...
İçerik hakkındaki görüşlerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum :) Kendimi bu alanda geliştirmek istediğim için, tüm geribildirimler benim için çok değerli. Teşekkürler.
İçinde muazzam bir potansiyel taşıdığını bilen, hisseden; ancak henüz bu potansiyeline ulaşamadığını da farkında olanlara gelsin bu yazım… Bir de kendime ;)
“Hayır! Ben mutsuz yetişkinler düzeninde kalmayacağım.”
“Bundan çok daha fazlasını yapabileceğimi biliyorum.”
“İlerleyen günlerimde, yarını düşünmek beni heyecanlandıracak.”
diyorsunuz değil mi? Bu cümleleri kurmaya, onlara ulaştığınızı hayal etmeye, en önemlisi de onlara ulaşmak için çaba göstermeye devam edin :) Biliyorsunuz ki: İçiniz nar, ama yeriniz dar!
Sözleriyle başlayan bir yazı ile karşınızdayım :) İlginizi çeken bir içerik ise medium hesabımdan yazının devamına ulaşabilirsiniz. Yapacağınız yapıcı eleştiriler/yorumlar benim için çok değerli. Şimdiden keyifli okumalar diler ve teşekkür ederim.
medium.com/@ceydakurt/i%CC...
William Shakespeare, “Önce hayaller ölür, sonra insan!” demiş. Çok kısa ama derin anlam içeren bir şekilde ifade etmiş değil mi?
Hayallerimiz öl(dürül)ür, bedenimiz yaşamaya devam eder. Her geçen gün azalan ruhumuzla bir günden diğerine geçeriz sadece. Grileşmiş, yorgun ve mutsuz ruhlar… Uzaklarda aramaya gerek yok. Etrafımız ve daha da önemlisi belki kendi ruhumuz şuan bu şekilde. Bazen geldiğimiz noktada o kadar uzun süre kalmış oluyoruz ki bu noktaya neden ve nasıl geldiğimizi sorgulamak aklımıza gelmiyor. Oysa ki; bir durup düşünsek cevabı bulmak için biraz uğraşsak hayallerimizi nerede kaybettiğimizi bulabiliriz.
Hepimiz için hikaye aşağı yukarı benzer zamanlarda başlıyor. Çocukken hayal kurarız. Bunu yakın çevremizle paylaşırız. Hayalimizin sadece bir hayal(!) olduğunu öğreniriz (ya da öyle olduğu öğretilir). Vazgeçeriz. Hem o hayalimizden hem de gelecek diğer hayallerimizden.
Sonrasında ise elinde bir bilet, karşında “Hoş geldin rengini kaybeden ruhlar kulübüne!” yazan bir kapı…
Yukarıda iletmiş olduğum cümleler Medium hesabımda paylaşmış olduğum ve aynı başlığa sahip olan yazıma ait :) Okumak isteyenler aşağıdaki linkten içeriğin tamamına ulaşabilir.
Hepimize renklerimizi bulduğumuz keyifli bir yaşam diliyorum :)
medium.com/@ceydakurt/%C3%...