Dostluk, ihanet ve beklemek üzerine enfes bir anlatı ! Marai buz gibi soğuk ve gerilimli bir atmosferde çok eski iki dostu karşı karşıya getirip bu dostluğun doğuşundan başlayarak evrimini dönüşümünü bize o kadar muazzam anlatıyor ki tam bir ustalık işi olmuş. Kısa bir metin olmasına rağmen insanın doğasına, karanlık tarafına ve birbirleriyle olan ilişkilerine çok net ve sert bir yerden bakmamıza olanak sağlıyor.
Beklemenin birini bir zamanı beklemenin zorluğuna, en yakınımızdakiler de dahil olmak üzere diğer tüm insanların başkalıkları üzerinde tesir gücümüzün ne kadar az olduğuna, kurduğumuz bağların anlamlarının çoğu kez bizimle alakalı olması üzerine harika bir kurgu. Neredeyse kitabın yarısının altını çizmişim ve birkaç sene sonra yineden dönüp okumak isteyeceğime şimdiden eminim. Sandor Marai beni hiç şaşırtmıyor.
Deniz Yüce Başarır ve kitabın çevirmeni Esin Tezel ile birlikte kitabı konuştukları podcasti de buraya bırakıyorum. Keyifli okumalar!
open.spotify.com/episode/4C7v6y8...