‘Hepimizin yolları ayrıldı artık; ama olgunluk döneminde uğradığım bu ilk büyük yıkımda yaşamımın ve sanatımın sınırlarının onların anısıyla ölçüsüz derecede derinleştiğini duyumsuyorum.’
‘- demem o ki, eşit olduğumu sandığım zaman boyunca eşit değilmişim, çünkü bütün o süre boyunca, annelik denen bu derin yarığa doğru yol almaktaymışım ve şimdi artık o yarığın dibinde, zihnimin sisleri arasından yukarı, dünyaya bakarken, İmparatorluğun ve ataerkilliğin öldüğünü varsaymakla en iyi olasılıkla saflık içindeymişim.’