İskenderiye Dörtlüsü 1

Justine

Lawrence Durrell
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 23 dk.
Sayfa Sayısı:
296
Basım Tarihi:
Haziran 2022
İlk Yayın Tarihi:
Ağustos 2017
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
The Alexandria Quartet 1: Justine
ISBN:
9789750757082
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Edebiyatın gücü adına..
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2023 264. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2023 16:59
"İnsan yüreğini kim icat etti,merak ediyorum.Şunun adını söyle bana,sonra da asıldığı yeri göster” Trajedi doğmadan önce doğmuş bir şehir var bu kitapta.Tarihin hasisliğine kayıtsızmış gibi güneşlenen,yüzü kavruk,elleri nasırlı,ayakları devasa bir şehir.Ve o ayakların altında kımıldanan Justine’ler,Melissa’lar,birileri.Birileri,kendi kendinin sessiz filmini oynayan.Ayrı ayrı ben’lerinden ördükleri bir lifle zamanı yıkamaya,onun kendilerini nereye sürüklediğine bakmaya çalışan. ‘Bulmaktan korktukları şeyi aramaya yazgılı kadınlarına hazdan değil,acıdan şehvet duymayı buyuran’ kendisi değilmiş gibi gülümsüyor şehir.Öyle güzel gülümsüyor ki,ah canım,rüzgarlarının bile hıçkırıklı olduğunu sezemiyor insan.Ve İskenderiye’nin ağır,tarihi semirmekten şişmiş baldırları altında sakladığı bir şeyleri arıyor bu birileri.Ruhlarının ince derisinin altında,yaşamın yüreğinde bir yerde,yeterince sevecen bakarlarsa bulabilirlermiş gibi.Ah canım. 291 sayfalık bu uzun şiirin konusu bu birileri mi,yoksa İskenderiye’nin kendisi mi,bilemiyorum.Durrell,bu şehrin güneşte kavrulmuş yüzünü avuçlayıp bu kitabın sayfalarına serpmemiş de ne yapmış,bilemiyorum. Her ne kadar kitabın sonunda ‘siyah bir göz çatkısının,bir saat anahtarının ve bir çift sahipsiz evlilik yüzüğünün’ leylak rengi bir buğunun içinde kaybolup gidişine bakakalsam da,tüm bu birileri olmasaydı,tüm bu olaylar keza,yine de aynı aşkla okurdum bu kitabı ben. Çünkü kelimeleri Durrell’in,düşlerin arasındaki boşlukları dolduran kelimeleri,291 sayfa boyunca sadece Al Aktar kahvesinin bir köşeciğini bile anlatmış olsaydı,yine de aşık olurdum bu kitaba ben.Soluklarını birbirlerinin ağzına üfleyen o dökük sokakları,menekşe rengi kapıları yazsaydı sadece,yine.Denize tepeden bakan zeytin ağacının altındaki tahta masayı yahu,yine.Deniz
Edebiyat
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202269 okunma
10/10
·296 syf.·
2024 30. kitabı
"İnsan aşık olduğu kişinin aşık olmayı seçtiği kişiye de aşık olur." "İnsan yüreğini kim icat etti, merak ediyorum. Şunun adını söyle bana, sonra da asıldığı yeri göster." Epeydir okumayı ertelediğim İskenderiye Dörtlüsü'nin ilk kitabı Justine bana tam bir edebi şölen yaşattı. Öyle ki Kayıp Zamanın İzinde'nin bıraktığı etkiye -neredeyse yaklaştı. Ve hatta anlatıcının Justine'i anlattığı satırlar bana Marcel Proust'un Albertine'ini hatırlattı. Varlığında da yokluğunda da hasret duyulan, anlatıcının gözünde eşsiz, okuyucunun gözünde merak uyandırıcı Albertine ve Justine. Her iki karakterin de ortak noktası, bambaşka sebeplerle de olsa ulaşılamaz olmaları. Yine her iki romanda belki en önemli unsur olan "hafıza"yı da unutmamak gerekir elbette. Anlatıcı, "belleğin demir zincirini halka halka geriye doğru izleyerek" bizi İskenderiye'ye götürüyor. Bir sis bulutunun ardından tanık olabildiğimiz bu hikayede İskenderiye'yi, Justine'in büyüsünü, aşıkları ve ıstıraplarını okuyoruz. Büyülü bir atmosfer içerisinde kimi zaman karakterler kimi zaman da şehir, mekan ya da zaman öne çıkıyor ve bunların içinde barındırdığı detaylarla roman genişliyor. Çok, çok beğendim kitabı. Justine'in gizemi ve hüznü, derinine inilemez bir karakter olması, kendini asla tam olarak teslim etmeyişi romanın en çok ilgimi çeken kısmı oldu. Bu şahane anlatımdan 3 kitap daha okuyacağım ve hikayeyi diğer karakterlerin cephelerinden de göreceğim için heyecanlıyım.
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202269 okunma
8/10
·296 syf.··
2023 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2023 23:11
justine, ne zamandır merak ettiğim iskenderiye dörtlüsü’nün ilk kitabı. lawrence durrell’in biçim ve anlatım olarak deneysel bir çalışması olarak nitelenen roman, gerçekten kronolojik gitmeyen anlatımı ve derin betimlemelerle bezeli şiirsel diliyle benzersiz. zamanda atlamaların kafa karıştırıcı olduğu eleştirisine sık rastlansa da yazar, olayları önem sırasına göre yazdığının altını çiziyor. hatta kitabın sonunda “yazarın notları” olan bölümde, romandaki karakterlerden biri olan pursewarden’in ağzından yazdığı notta -bence bu konuya atıf var. ("Anlatının ileriye doğru olan hızı zamansal geriye gönderimlerle frenlenir, böylece a noktasından b noktasına doğru ilerleyen değil, bütünü kavramak amacıyla zamanın dışında, zamana yukarıdan bakan ve kendi ekseni çevresinde ağır ağır dönen bir kitap izlenimi yaratılır. Her şey bizi ilerideki şeylere götürmez; bazıları da geriye, geçmiş şeylere götürür. Geleceğin uçuşan çeşitliliğiyle birlikte geçmişle şimdinin uzlaşarak tek bir şeye doğru koşması.) dörtlünün bu ilk kitabında anlatıcıyla ismen tanışmıyoruz. anlatıcımız irlandalı yoksul bir yazar. küçük bir yunan adasında üzerinden vakit geçmiş çalkantılı bir aşkı anlatırken, dönemin iskenderiyesinin kültür ortamını, savaş öncesi politik havayı ve çokdinli/çokuluslu renkli bir dünyayı da tanıştırıyor okura. uzun zamandır bu kadar her açıdan doyurucu bir kitap okumamıştım. ancak kesinlikle konsantre olarak okunmasını tavsiye ederim. aksi takdirde hakkı verilebilecek bir roman değil. ülker ince çevirisine diyecek yok elbette. ben 13. baskıdan okudum kitabı ve pürüzsüz bir çalışma olduğunu net olarak söyleyebilirim. emeği geçen herkesin eline sağlık.
Edebiyat & Roman
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202269 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2023 65. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 00:00
İskenderiye ve karakterler için ilk durak: Justine. İnanılmaz bir tasvir gücü var Durrell’in. Sıradan bir deniz düşünü bile, zamana bağlayabilen bir yazar. Bağdaştırmalar kendine özgü, felsefik alt metni harika. Serinin üçüncü kitabını okurken Justine’e geri döndüm. Şu ana kadar okuduklarımdan beni en çok etkileyen ve dönüp dolaşıp altını çizdiğim yerleri sıklıkla tekrar tekrar okuduğum bir kitap. Bu kült seriye yazılabilecek en iyi başlangıç bence. Çağdaş sevgi ve erdemleri irdelerken, altında bir medeniyet barındırıyor. İskenderiye kitap boyunca asla bir “yer” veya “şehir” olarak kalmadı. Belki de en güçlü ana karakter. Görmeden, bilmeden bir şehri hayal edip, bünyesine katılmak o kadar zorken; Durrell henüz daha ilk ciltte bunu başarıyor. Dini atıflar, mitolojik semboller… çok dolu dolu bir kitap. Çooook iyi. Tek kelime ile şahane. Aklımın köşelerinde gezinecek bu seri. Kendisi hakkında neler neler yazılır ama gerçekten nasıl toplanır kelimeler bilmem Durrell’den sonra. Bu seriyi okuduktan sonra eski ben değilim diyor bir eleştirmen. O noktadayım. Seri hakkında inceleme yazma düşüncem vardı. Üçüncü kitabı yarılamışken bu eylemin çok gereksiz olacağına karar verdim. Bu derinliği ve ilişki-şehir ağını okurlar keşfetmeli. Okuyan kişiler ile her an her saniye konuşabilirim ama hiç okumayanlara ancak önerebilirim, mutlaka okuyun. Başlangıçta çok derinlerine inemediğim ve henüz daha seriden bir kitap okuduğum için 9/10 şeklinde bir değerlendirme yapmıştım… fakat seri devamında harikalığına ve kendini sürekli hatırlatışına hayran kaldım. Evet bu incelemeyi yalnızca JustineJustine övmek için yazdım. :D Bu seriye toptan şekilde puanlamak sanırım haddime bile değil. Yalnızca BalthazarBalthazar beni biraz zorladı. Onun dışında hayatıma kattığım en güzel ve en derinlikli seri ve
Roman
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202269 okunma
9/10
·296 syf.··
2024 56. kitabı
“Bir kentte sevdiğiniz biri yaşıyorsa orası sizin için dünya olur.” (s. 78) Dalgalı bir deniz gibiydi Justine. Kıyısında yalpalayıp ayakta durmakta güçlük çektiğiniz ama sabırla ilerleyince sırtüstü uzanılan masmavi dinginlik. Meşhur İskenderiye Dörtlüsü’ne ilk adımı attım böylece. Önce kıyıda dayağımı yedim, zorlandım sonra çok uzun bir şiirin kollarına kendimi bıraktım. Kitap ne anlatıyor derseniz ben sadece “aşk” derim, aklımda kalan tek şey. Güçlü tasvirleri ve karakter tahlilleriyle, edebi doyuruculuğuyla “aşk, sevgi, tutku” temalarıyla tanıştığıma çok memnun olduğum bir kitap oldu. Bir olay örgüsünden ziyade karakterler, temalar ön plana çıkıyor yani. Karakterlerin de kim olduğu, kimlerin kimlerle nasıl bir ilişkisi olduğu kitap ilerledikçe oturuyor. Yine de bir düzen içinde gitmiyor doğrusal değil mümkün olduğunca dikkatinizi diri tutmanız gerekiyor. Yazarın tarzına da alışıyorsunuz bir süre sonra ama tabii sabır gerektiriyor biraz. Zordu fakat güzeldi.
Edebiyat
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202269 okunma
9/10
·296 syf.··
2026 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 21:25
İskenderiye’nin sıcak ve karmaşık sokaklarında dolaşan bir roman Justine. Lawrence Durrell bu kitapta klasik bir hikâye anlatmıyor; daha çok hatırlamanın, arzunun ve insanın kendi geçmişini yeniden kurma çabasının izini sürüyor. Okurken bazen bir aşk hikâyesinin içindeymiş gibi hissediyorsunuz, bazen de bir şehrin belleğinde dolaşıyormuşsunuz gibi. Durrell’in dili yoğun ve şiirsel; bu yüzden roman hızlı okunmuyor, aksine sayfalar arasında durup düşünmek istiyorsunuz. İskenderiye burada sadece bir mekân değil, karakterlerin tutkularını ve yalnızlıklarını büyüten yaşayan bir organizma gibi. Bence Justine, olaydan çok atmosfer ve düşünce okumayı sevenler için unutulmayacak bir roman. Okurken şunu fark ettim: bazı kitaplar hikâye anlatır, bazıları ise insanın hafızasında bir şehir kurar. Justine ikinci türden bir kitap.
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202269 okunma
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2023 180. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2023 14:49
Kitabı “Ben şu an ne okuyorum?” diye düşünerek okudum. Böyle düşünmemin sebebi metnin zor, anlaşılması güç olması değil daha önce okumuş olduğum hiçbir metne benzememesi. Daha ilk cümleden itibaren yazarın şiirsel dili okuyucuyu sarıp sarmalıyor. Kitapta sabit bir zaman yok, geçmişe atlamalar mevcut. Bu durum her ne kadar okumayı biraz zorlaştırsa da metne odaklanıldığında okuma zevkinden bir şey eksiltmiyor bence. Gerçeğin mutlak değil değişken olduğunu görmek için serinin diğer kitaplarını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Aşk
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202269 okunma
10/10
·296 syf.··
2026 6. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 10:27
Ah Justine… “Ona nemfoman demek ya da onu Freud’la açıklamaya kalkmak, sevgili dostum, onu o yapan şeyi yok etmek olur. O, bütün töredışı insanlar gibi, tanrıçalık sınırında dolaşan birisi. Bizim dünyamız dünya olsaydı onu barındıracak tapınakları olurdu.” Durrell,bu kitabında, sıradan ve basit kurgu kitapların çok dışında bir eserle hayatımıza giriş yapıyor. İskenderiye’nin köhne sokaklarını, acımasızlığını, sapkınlığını ve kokusunun insanın üzerine sirayet edişini çok iyi anlıyoruz. Ayrıca aşkın girdabını ve insan ruhunu derinlemesine incelerken, ne kadar basit ama aynı zamanda bir o kadar da karmaşık varlıklar olduğumuzu hissettiriyor. Yazar, kitabında bizi soru işaretleriyle baş başa bırakıyor. Serinin ikinci kitabını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202269 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2023 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 10:18
"Justine" Lavrence Durrell'in "İskenderiye dörtlüsü" nün ilk kitabı. Kitabı büyük bir hevesle okumaya başladım ilk 50 sayfaya kadar okudum konuya giremedim, hatta elle tutulur hafızama kazınacak detay yakalayamadım. Belki atladığım bişey vardır diye en başa dönüp yeniden okudum ama pek bişey değiştiğini söyleyemiyicem. Sadece anladığım yazarın geçmişin iskenderiye' sinde 4 karakterini bir araya getirmiş. İlişkilerini, yaşam stillerini, düşüncelerini, sevginin değişik hallerini, çağdaş sevme yöntemlerini, sanki hepimiz bu düşünceyedeyiz, konuya vakıfız, hatta kitabı bizde yanındaymışız gibi anlatıyor hatta, "giriş gelişme sonuç" kurallarını kullanmadığını gördüm. Okurken konudan konuya geçiyorsun. Bazen çok ileriye bazen çok geriye dönüyorsun. Durrell kitabı çok zekice yazmış ama; kitabın kaderini okuyucuya bırakmış, etkilemek için hiç çaba sarfetmemiş, -ben kitabı kendime yazdım! isterseniz okuyun, istemezseniz okumayın, siz bilirsiniz rahatlığında olduğu intibası bıraktı bende. Serinin 2. 3.4 serisini okuyacakmıyım peki? elbette okuyacağım beyin sörfü yapmak iyidir.
Edebiyat Felsefe- Düşünce
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202269 okunma
Justine
5/10
·296 syf.··
2023 81. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2023 15:12
Yazar uzun uzadıya karakterlerini anlatmış ama okadar uzun bir anlatim ki daha kim kimin neyi bilmeden insanı baya sıkıyor. İkinci konu zaten zaman ve mekandan bağımsız bir anlatım siz geçmişe mi döndü gelecekten mi diye düşünemiyorsunuz çünkü zaten olayın bir başı yok kitap bitince ancak toparlanabiliyor. Ben anlatım tarzını sevmedim. Çok sıkıldım. Bitsin diye yer yer zorla okudum son bölümde herşeyi daha sade anlatmış orası hızlı geçti. İnsanların pek ruhsal yada bedensel betimlemeleri de yok aslında kendince tarifler ve o anlatımdan karşındakini tam bir yere oturtamiyorusun belki de çeviri kaynaklı olabilir.
Aşk
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202269 okunma

Yazar Hakkında

Lawrence DurrellYazar · 18 kitap
Lawrence George Durrell (d. 27 Şubat 1912 - ö. 7 Kasım 1990) Britanyalı romancı, şair, oyun yazarıdır. Kendisini Britanyalı olarak görmemiştir. Ölümünden sonra Britanya vatandaşı olmadığı ortaya çıkmıştır. En bilinen çalışması İskenderiye Dörtlüsü'dür. 27 Şubat 1912 tarihinde Hindistan'da doğdu. Öğrenimi için on iki yaşında İngiltere'ye gitti. Londra'da çeşitli işlerde çalıştıktan sonra, Yunanistan'da Korfu adasına yerleşti. İkinci Dünya Savaşı sırasında ve savaştan sonraki yıllarda Rodos, İskenderiye, Kıbrıs gibi Akdeniz ülkelerinde yaşadı. Şiirleri, romanları bu yerlerin yankıları ile doludur. "Justine" adlı romanının yayınlandığı 1957 yılına değin az tanınan bir ozan iken "Justine", "Balthazar", "Mauntoliv", "Clea" adlı roman dizisinden sonra günümüzün en çok okunan ve sözü edilen yazarlarından biri oldu.