İskenderiye Dörtlüsü 4

Clea

Lawrence Durrell
Çevirmen:
Ülker İnce
Tasarımcı:
Utku Lomlu
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
328
Basım Tarihi:
Kasım 2022
İlk Yayın Tarihi:
1960
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
The Alexandria Quartet 4: Clea
ISBN:
9789750757112
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

TÜM İSKENDERİYE DÖRTLÜSÜ İNCELEME
8/10
·347 syf.·
2023 45. kitabı
Son okuma ile tüm dörtlünün toptan bir, hem okuma deneyimi hem de genel izlenimlerimi paylaşacağım ve bunu sizi sıkmadan yapmaya gayret edeceğim. JustineJustine Serinin en anlaşılmaz, en ısınma turu olmasına rağmen zorlayıcı öte yandan beni en çok etkileyen ve en çok vurulduğum kitabı. Öykünün zamansızlığına giriş yapıyorsunuz ki bu biraz zor oluyor ama öyle bir tasvir ve kelime kullanımı var ki…bence saf bir edebiyat şöleniydi. Sıradışılığının imzasıydı da diyebilirim. BalthazarBalthazar Aşka meşke girdiğimiz ve Justine’in devamı olan kitap diyebilirim. Olay örgüsü kopmuyor ama baştaki edebi şölenden ziyade burada daha ayakları yere basan ve ilk uçuşun tadının damağınızda kalacağı, aslında bildiğimiz alıştığımız normalleş yakın öyküye başladığı ve şöleni sıradan ziyafete çevirdiği aşama. MountoliveMountolive Ve kitabın başında Leyla ve aşkı. Ah o Justine betimlemelerini mumla aratacak tasvir zenginliğinin esamesi yok…bataklıkta başlayan aşk…neyse cümlenin devamı ağır spoiler olacak uçuk kaçık final. Hani burada zaman örgüsü yok ama zamansızlığın sihirli de yok çünkü bazı gelişmeler ‘zamansız’ falan değil gayet sıralı ve tahmin edilebilir bir geçmiş diliminin içinden geliyor. Bu kitap beni korkuttu. Yazarın da çekinerek iyice norma oturup, sıradan akşam yemeğine döndü mevzu. CleaClea Burada artık devreye zaman, akış ve gelişme giriyor…öncesinde böyle bir örgü yoktu. Hem Justine’deki müthiş edebiyat, hem kurgunun dönüşü (olumlu olarak) hem de güzel bağlantılar ile soluk kesici demesek bile tüm seriye yakışan final. Ve ezcümle; -Çağdaş sevgi tanımı falan geçiyor arka kapakta; değil çağdaş sevgi belki romantizmin dorukları olabilir. Ama ne anlattığı belli olmayan şu çağdaş sevgi kavramı…çıkartırsınız ama tartışmalıdır. -Yazarda öyle bir yetenek var ki, iplerinden boşaldığında eşi benzeri
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 202215 okunma
Puan vermedi·347 syf.··
Beğendi
·
2023 267. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2023 13:31
“Öyle sanıyorum ki hepsi geçecek. Her şey geçer. En sonunda geçer.” Justin’in anlatıcısı adadan ayrılıp İskenderiye’ye, bir zamanlar müthiş dostluklar kurduğu, aşık olduğu, yenildiği şehre dönüyor. Ne İskenderiye şehri ne de dostlar bıraktığı gibi. Zaman efendi, İskenderiye şehrinden başrolü çalmış bu kitapta. Anlatıcımızın kendini tanıdık bir kayalığa atılmış bir kaza kurbanı gibi hissetmesinin nedeni, sadece geçmişin kapalı duran sayfaları değil gerçi. Zaman, arsız bir sevgili takmış koluna, savaş. Şehrin üstünde ‘kocaman, renkli bir ölüm şemsiyesi açılmış.” Sanki kimsenin görmediği ama herkesin varlığını bildiği mezarlar var sokaklarda ve mezarların başında bekleyen kederli insan yüzleri.. Nasıl da dayatmış katı gerçeklik kendini, yarı doğrularla, kenarı kişiye özel katlanmış gerçeklerle yaşamayı nasıl da rafa kaldırmış.. Ah bir de dönüp de bulamamak’lar var, çarpıntısı durmuş kalpler, kırılmış kollar; buy-u erguvandan güzel kadınların çalı gibi, yumuşak dost ellerin diken gibi gelmesi..Şey işte, “yok olmuş şeylerin otopsisi.” bu. Tanıdığımız kim varsa bir masanın üstünde, delik deşik. Bunlar yetmemiş gibi Durrell’in hüznü çırpıp köpürten, insanı sarhoş eden; İskenderiye gibi gösterişli, gürültülü, zalim; İskenderiye gibi sessiz, narin, latif kelimeleri.. Hasılı, işte, yolun sonu. Okudum bitti, sarhoşluğu kaldı yadigar. Canım İskenderiye Dörtlüsü, o eski şarkıdaki gibi, ey mest-i nazım.
Edebiyat
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 202215 okunma
ÇAĞDAŞ SEVGİNİN ANOTOMİSİ
Puan vermedi·347 syf.··
2024 5. kitabı
Nihayet Lawrence Durrell'in İskenderiye Dörtlüsü'nü bitirdim, ne yalan söyleyeyim ben de bittim. İlk kitap Justine şiir gibiydi beni kendine hızla aldı, ikinci kitap Balthazar’da ise roman akmak bilmedi çünkü ikinci kitap şiirin uzayan kısmı gibiydi. Birinci kitapta İskenderiye’nin arzu yüklü, gizemli dünyasında akan nehir ikinci kitapta sakin bir adada durgun bir heyecansız bir göle döndü. Ancak üçüncü ve dördüncü kitap, tüm bildiklerimizi unutturdu; ilk iki kitapta okuduklarımızı anlamsız kılarak azgın, coşkun bir okyanusta boğulma tehlikesi yaşayan sonra karaya vurunca neye uğradığını şaşıran denizciler misali biz okucuları şaşkına çevirdi. İlk iki kitapta okuduğumuz her olay ve karakterin üçüncü ve dördüncü kitapta bambaşka yüzleriyle tanıştık. Aynı olayı yaşayan karakterlerin olayları kendi zaviyelerinden yorumlanması ile farklı bakış açıları tıpkı bir Pandora’nın kutusu gibi açılarak tek tek önümüze serildi. Bence İskenderiye şehri bu romanlar içinde ana karakterdir çünkü romanın her bir karakterinin ruhuna, davranışlarına sinsi bir duman gibi zerk olarak onların yaşamlarına yön ve şekil veren bir büyü misali kendini gizem perdesinin arkasından varlığını hep hissettirir Farklı dinlerden, farklı inanışlardan, farklı milletlerden her bir kahraman böyle büyülü bir atmosferde soluk almasalardı, böyle hareket ederler miydi? Hiç sanmıyorum. İskenderiye; tutku, arzu, heyecan, ihanet, sadakat, aşk, özlem gibi pek çok duygunun birbiriyle harmanladığı “Girift ilişkilerin şehri.” Hâl böyle olunca kişiler cinsiyetlerinden, toplumsal kimliklerinden, akrabalık ilişkilerden azâde aşk denizine gark olup, kendi benliklerinden sıyrıp karşı cinsin vya hemcinsinin efsununa kapılıp bir üstbenlik oluşturuyorlar. Tıpkı Sezen Aksu’nun şarkısında söylediği gibi:”Aşk için ölmeli; aşk, o
Edebiyat
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 202215 okunma
Puan vermedi·347 syf.··
2022 132. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2022 22:09
Zehirli sevda kadehinin elden ele gezip kurbanlarını yürek acısı ile kavurup öldürdüğü, seri boyunca okurun önüne aşılan soru kartlarının çözülmesiyle oluşan şaşırtıcı kurgusu ile başımı döndüren çok güzel bir okuma serüveniydi ve bitti…
Edebiyat
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 202215 okunma
10/10
·347 syf.··
Beğendi
·
2023 97. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2023 00:00
Clea, Durrell'in " çağdaş sevgi'yi " irdelemek üzere kaleme aldığı, 20.yüzyılın en görkemli başyapıtlarından biri olan Iskenderiye Dörtlüsü'nun dördüncü ve son cildi.
1000Kitap
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 202215 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2023 77. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 00:00
İskenderiye ile başlayan seri farklı bir İskenderiye anlatımı ile bitiyor. Ne kadar sevsem de bir o kadar yoruyor beni Durrell. Seride fazla bir tempo düşüklüğü var maalesef. Mountolive ve Clea, başlangıç kadar sizi etkilemese de atmosferi ve anlatım tarzı ile büyülemeye devam ediyor. Her karakteri sahiplenmek zor fakat Pursewaden gibi ek bir karaktere bu kadar fazla anlatım olmasını anlayamadım bu kitapta. Heh sonunda Clea’yı da tanıyoruz dediğim bir kitabın en az elli sayfası Pursewaden’ın hayat görüşleri. Bir yere bağlanmıyor, konu hakkında önemli bir nokta da değil aslında. Bu durum beni biraz kitaptan uzaklaştırdı. Ne kadar soğusam da arka planda gelişen Clea ve Darley atmosferi güzel bir okuma sağladı. Mountolive’de geçen birkaç olayın da bağlandığı, karakterlerin oturduğu bir kitap Clea. Son dörtlüye yakışır şekilde olmuş. Şaşırdığım, üzüldüğüm noktalar oldu. Karakterler ve İskenderiye kendini çok bağlıyor. Yazara bazı kısımlarda ne kadar kızsam da ben bu belliği, İskenderiye’yi ve Darley’i sanırım unutamam. Tekrar okunmayı hak ediyor. Kaçırdığım çok nokta var gibi hissettiriyor her ne kadar olayları anlamama ve kafamda soru işareti kalmamasına rağmen. Çok sorgulayıcı bir kitap. Gerçekleşen bir aşkı, dört hatta daha fazla kişiden farklı açılardan okumak müthiş bir zevk. Durrell’in anlatım gücü kadar olayları bağlayış ve etraflıca anlatma kabiliyeti de var. Bir anda başka bir karaktere bağlayıp, o karaktere yaraşır şekilde yazıyor. Ne adammış bu Durrell. Gerçekten hayran kaldım. Bunu da yazamazsın be, bu nasıl bir fikir dedirtti bana kaç kere.
Roman
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 202215 okunma
8/10
·347 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2023 01:02
Bitmesine o kadar üzüldüm ki. Seni özleyeceğim İskenderiye. Sizleri özleyeceğim Nessim, Justine, Clea, Balthazar, Leyla, Mountalive, Darley ve diğerleri. Serinin tamamıyla ilgili söylenecek çok şey var. Öncelikle okuma deneyimi zor bir kitap olduğunu itiraf etmek gerek. Yıllar sonra tekrar döneceğimden eminim bu seriye. Hakikati ararken hakikati aramamayı, hatıraların kendi gerçekliğini yarattığını ve görünenin herkes için farklı olduğunu o kadar çarpıcı bir biçimde aktarıyor ki her kitap da kendimi daha çok sorgulamanın içinde buldum. Bir yanıyla benim için bir kişisel gelişim kitabıydı adeta
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 202215 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2025 62. kitabı
İskenderiye Dörtlüsü Lawrence Durrell, bu dörtlemede aşkı, ilişkileri, bir şehri ve bir dönemi farklı açılardan bakan bir hakikat oyununa dönüştürerek anlatıyor. Her kitap, aynı dünyaya başka bir ışık düşürüyor. Bu yüzden İskenderiye Dörtlüsü, bir olay örgüsünü takip etmekten çok, aynı olayların yeniden ve yeniden inşasını izletiyor. İlk kitap Justine, hatırlamanın gölgeleriyle açılıyor. Anlatıcı Darley’in belleğinden dökülen, çoğu kez zamansız, şiirsel, tutkulu ama bir o kadar da kapalı bir anlatı. Bir kadının etrafında dönen dairesel bir dil. Bunu okurken, metnin peşinden gitmiyorsunuz aslında; onun içinde kayboluyorsunuz. İlk kitabın büyüsü, sonrakiler için çok şey vadediyor. İkinci kitap Balthazar, ilk metne düşülen dipnotlar gibi. Ama sadece açıklama değil, sarsılma da getiriyor. Aynı sahneler başka açılardan görünmeye başlıyor. Ve anlıyorsunuz: Ne Darley’e ne de kendinize güvenebilirsiniz. Okurun da oyunun bir parçası olduğu bir hakikat deneyi bu. Artık merak yanına şüpheyi de katıyor. Üçüncü kitap Mountolive, perspektifi tamamen değiştiriyor. Artık anlatıcı Darley değil. Duyguların ve arzuların yerini bu kez diplomasi, sömürge düzeni, dini politikalar ve tarihsel çıkarlar alıyor. En başta kişisel sandığımız şeylerin altında politik ve yapısal bir ağla karşılaşıyoruz. Son kitaba dair beklenti de böylece iyice zirveye çıkıyor. Clea ise bir dönüşüm romanı. İlk üç kitaptaki görecelik, yerini zamana bırakıyor. Hem bugün hem geçmiş ağır ağır çözülüyor – ama asla çırılçıplak da kalmıyor. Bir okur olarak anlatıldığı kadarına razı gelmekle ilgili bir sıkıntım yok. Ama umduğumu bulmama engel olanlar var. Durrell bu dörtlemeyle romanı bir bilinç deneyi hâline getiriyor. Karakterler sabit değil; roller sürekli değişiyor – tıpkı hayat gibi. Aşk, ihanet, idealizm, ölüm
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 202215 okunma
Puan vermedi·347 syf.··
2023 37. kitabı
İskenderiye Dörtlüsü’nün son kitabı Clea. Diğer üç kitap aynı zaman dilimini farklı gözlerle anlatmıştı. Bu kitapta ise zaman çizgisini ileriye taşımış Durrell, bu özelliğiyle diğer üç kitabın birden bittiği yerden başlıyor ve onları noktalıyor Clea. Önceki kitaplarda ayak seslerini duyduğumuz savaş gelmiş, İskenderiye sahil kıyısı geceleri saldrı altında, şehir asker dolu. Bu durum kahramanlarımızın hayatlarını da bir ölçüde etkilemiş, bazılarını az bazılarını daha çok. Olay örgüsü açısından diğer kitaplardan daha sakin, durağan ilerliyor ve hiç istemesem de bu kitapla İskenderiye yolculuğumuz sona eriyor. Durrell bize şehri karış karış gezdiriyor, insanları derinlemesine tanıtıyor ama bildiğimiz anlamda bir betimleme de yapmıyor, klasik bir betimleme değil. Tekrar tekrar çevirdim sayfaları, bana betimleme okuyormuş gibi hissettirmeden bütün bunları nasıl anlatmış diye, sanırım tam da bu yüzden evren değiştirir gibi kitabın içine girip orada yaşıyoruz okuma boyunca. Bu yaz Justine’in şarkısı Jamais de la vie yi dinleyip, parfümünün kokusunu burnumda duyarken, deniz esintisini de arkama alıp yaşadım, gezdim, gördüm İskenderiye’de. Ayrılmak çok zor ama veda vakti de geldi.
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 202215 okunma
İskenderiye Dörtlüsü
Puan vermedi·347 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
İskenderiye Dörtlüsü’nün son kitabını da bitirdim. Kitapların isimleri içindeki kahramanlar olsa da her kitap ardındaki kişinin ağzından anlatılmıyor. Dörtlüde benim en sevdiğim 3.kitap Mountolive oldu. Daha sürükleyici ve daha çok gizem çözüldüğü için sanırım. Bulmaca çözer gibi okuduğum bir dörtlüydü. Sıradışı bir kurgusu olan güzel bir serüvendi.
Edebiyat
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 202215 okunma

Yazar Hakkında

Lawrence DurrellYazar · 18 kitap
Lawrence George Durrell (d. 27 Şubat 1912 - ö. 7 Kasım 1990) Britanyalı romancı, şair, oyun yazarıdır. Kendisini Britanyalı olarak görmemiştir. Ölümünden sonra Britanya vatandaşı olmadığı ortaya çıkmıştır. En bilinen çalışması İskenderiye Dörtlüsü'dür. 27 Şubat 1912 tarihinde Hindistan'da doğdu. Öğrenimi için on iki yaşında İngiltere'ye gitti. Londra'da çeşitli işlerde çalıştıktan sonra, Yunanistan'da Korfu adasına yerleşti. İkinci Dünya Savaşı sırasında ve savaştan sonraki yıllarda Rodos, İskenderiye, Kıbrıs gibi Akdeniz ülkelerinde yaşadı. Şiirleri, romanları bu yerlerin yankıları ile doludur. "Justine" adlı romanının yayınlandığı 1957 yılına değin az tanınan bir ozan iken "Justine", "Balthazar", "Mauntoliv", "Clea" adlı roman dizisinden sonra günümüzün en çok okunan ve sözü edilen yazarlarından biri oldu.