Lawrence Durrell ve İskenderiye Dörtlüsü. Farklı insanlarla farklı zamanlarda okunması gerekiyor sanki. Bir de Avingnon Beşlisi var ama ben daha Fransa’ya uzanamadım Mısır’dan. Justine’e de 2066’ya
Merhaba Clea yı da okuyup serinin son kitabını da bitirmiş bulunmaktayım .
Serinin son kitabın ilk üç kitapta anlatılanlar olaylar ve yaratılan Kişiler bu kitapta daha bir bütünlük kazanıyor .
Okumak isteyenlere tavsiye ederim. Ama bol sabır dilerim
Bu kısa incelemeyi. Kitaptan bir sözle bitirmek istiyorum.
Tarih her şeyi onaylıyor, her şeyi bağışlıyor, bizim kendimizin bağışlamadığı şeyleri bile.
Keyifli okumalar.

CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 201615 okunma
İSKENDERİYE DÖRTLÜSÜ
Okuduğum kitaplar arasında inceleme yapamıyacağım, yapsamda anlatılanın kapsamını kapsam içine alamıyacağımı düşünerek incelemeden kaçınacağım kitap hangisidir diye sorulsa
İskenderiye Dörtlüsü’nün son kitabını da bitirdim. Hepsini tamamlamadan bir inceleme yazmak istemedim. Can yayınlarının uzun bir aradan sonra yeniden bastığı bu dev eserin dört kitabında da kahramanların adlarını
Clea görüyoruz kapakta fakat sadece -yahut ağırlıklı olarak- o kahramanı anlatan veya onun ağzından yazılmış oldukları için değil. Ve yazarın yarattığı unutulmaz karakterler bunlardan ibaret de değil. Kahramanların adlarını kitaba vermek, romanın karakter yaratma amaçlı olduğunu yansıtagelmiştir. Fakat bu dörtlemenin, yazarın deyimiyle “ana baba bir” bu romanların bir coğrafya adıyla bir çatı altında toplanması onlara karakterleri aşan bir kimlik yükler.
Birbirinin devamı, nehir roman şeklinde yazılmamıştır kitaplar. Darley adlı yazar kahramanın bakış açısı ile okuduğumuz ilk roman
Justine ‘den sonra diğer kahramanların devreye girmesiyle olayların bakış açısına göre ne kadar çok değişiklik gösterebileceğini okuyucuyu şaşırtmayı başararak gösteriyor. Sanırım daha önce hiçbir romanda karşıma çıkmayan bir teknik bu. Bir yandan savaş bir yandan bürokrasi ve tabii olmazsa olmaz aşk…
Ben son iki kitabı daha çok sevdim, çünkü beni daga çok içine alan ve zamansal kırılmaların kafa karışıklığına neden olmadığı kitaplardı. İlk iki kitabı daga deneysel buldum. Ama farklı bir şeyle karşılaştığımın farkındaydım ve heyecanım hep diri kaldı. Bunu yaşatmayı başaran çok az eserle karşılaşabiliyorum artık.
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 201615 okunma
Clea ile İskenderiye manzarasına, artık arkadaşımız sayılabilecek karakterlerin değişen yaşamlarına son bir bakış atıyoruz. Bir kapanış yapılıyor tamam ama diğer kitaplara kıyasla hikayesi biraz zayıf kalmış bence. Yine de -serinin geneline bakarsak- okunması keyif veren bir yolculuktu. =)
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 201615 okunma
İskenderiye Dörtlüsü'nün son cildi olan Clea'da anlatıcı Darley'dir.Savaşın son yılında Darley İskenderiye'ye, Melissa'nın Nessim'den olan kızıyla döner.Eski dostlarının yaşamları kökten değişmiştir.Hosnanilerin giriştikleri eylemler başarısızlıkla sonuçlanırken, mal varlıklarını da yitirmişlerdir.O görkemli günler geride kalmıştır.Nessim ambulans şoförlüğü yaparken, Justin, Karm Ebu Girg'de ev hapsinde tutulmaktadır.
Bu cilde adını veren Clea: Pursewarden, Pursewarden'ın kız kardeşi Liza, Mountolive hakkındaki karanlık noktaları ortaya çıkaran kişidir.
Capodistra'nın ölmediğini de öğreniriz dördüncü kitapta.
Tüm olayların, sonuca bağlandığını görürüz.
Dörtlemeyi yıllar sonra tekrar okudum.Aklımda neredeyse hiçbir şeyin kalmaması çok ilginç.
CleaLawrence Durrell · Can Yayınları · 201615 okunma
Clea, Durrell'in " çağdaş sevgi'yi " irdelemek üzere kaleme aldığı, 20.yüzyılın en görkemli başyapıtlarından biri olan Iskenderiye Dörtlüsü'nun dördüncü ve son cildi.
Bir veda. Ama her şeyin derli toplu olmadığı evet bir şeylerin rafa kaldırılabilecek şekilde katlandığı ama tam da öyle olmadığı bir son kitaptı. İçime sindire sindire okudum dördünü de. Hoşçakalın.
Lawrence George Durrell (d. 27 Şubat 1912 - ö. 7 Kasım 1990) Britanyalı romancı, şair, oyun yazarıdır. Kendisini Britanyalı olarak görmemiştir. Ölümünden sonra Britanya vatandaşı olmadığı ortaya çıkmıştır. En bilinen çalışması İskenderiye Dörtlüsü'dür.
27 Şubat 1912 tarihinde Hindistan'da doğdu. Öğrenimi için on iki yaşında İngiltere'ye gitti. Londra'da çeşitli işlerde çalıştıktan sonra, Yunanistan'da Korfu adasına yerleşti. İkinci Dünya Savaşı sırasında ve savaştan sonraki yıllarda Rodos, İskenderiye, Kıbrıs gibi Akdeniz ülkelerinde yaşadı.
Şiirleri, romanları bu yerlerin yankıları ile doludur. "Justine" adlı romanının yayınlandığı 1957 yılına değin az tanınan bir ozan iken "Justine", "Balthazar", "Mauntoliv", "Clea" adlı roman dizisinden sonra günümüzün en çok okunan ve sözü edilen yazarlarından biri oldu.