İskenderiye Dörtlüsü 3

Mountolive

Lawrence Durrell
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
373
Basım Tarihi:
2 Haziran 2022
İlk Yayın Tarihi:
Temmuz 2014
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
The Alexandria Quartet 3: Mountolive
ISBN:
9789750757105
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İnsan âşıksa, aşkın ne kadar utanmaz bir dilenci olduğunu bilir..
Puan vermedi·350 syf.··
Beğendi
·
2023 266. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2023 17:33
Yazarın tüm dörtlüyü bir arada tutan çivi dediği bu kitabın baş kişisi İngiliz diplomat David Mountolive. Seriye bir aşk hikayesiyle dahil oluyor, ruhundaki dalgaları, zihnindeki dolambaçları okuyoruz uzunca. Sonrasında elçi olarak atandığı İskenderiye’yi onunla adımlayıp karmaşık politik ilişkilerin içine dalıyoruz. Mısır ölçeğinde Ortadoğu’nun büyük yarılmalarından önceki görece küçük çatırdamalara, güç ilişkilerine, siyasi ve dini komplolara dair söylediklerini dinliyoruz. Bu, ilk ikisine göre daha az sevdiğim bir kitap oldu. İnsanın ruhunu daha az didiklediği, şehir tasvirlerine daha az yer verdiği ve elbette politikanın kitabın odağına oturan mesele olmasından ötürü. Ama benim bunca huysuzluğuma rağmen kendini okutmanın yolunu da buldu mu buldu. Bir arkadaşım bu seri için kaleydoskopa benziyor demişti. Duyduğum en güzel benzetme olabilir. İlk kitapta Justine’e söylettiği şu sözler de bunun tamamlayıcısı: “Yazar olsaydım kişilerimde çok boyutlu amaçlardım, prizmasal denebilecek bir görünümü. Neden sanki bir insan aynı anda birden çok resim veremesin?” Sürekli başka bir yerden baktırıyor bize, hem insanların, hem olayların başka renklerine, başka biçimlerine bakarken buluyoruz kendimizi. Sadece bunun ne kadar müthiş bir iş olduğunu fark etmek için bile okunur bu seri.
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma
Dörtlünün En Önemli Durağı
9/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2023 72. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2023 00:00
Justine Balthazar adını sonradan öğrendiğimiz Darley bakış açısı ve ağzı ile yazılmışken; Mountolive kitabın ismi ile aynı ismi taşıyan büyükelçi ağzından yazılmış. Olaylara farklı bir kişiden ve objektif bakmak için çok önemli bir eşik. Yazarın da dediğine benzer şekilde serinin üçüncü kitabı, seriyi bir arada tutan en önemli kolon. Seriye genel bir bakış ve değerlendiriş olarak; yazar baş karakterlere uygun şekilde kurgular yazıyor. Justine, daha heyecanlı/tutkulu; aşkla ve İskenderiye’yle dokuyken; Balthazar daha akılcı ve felsefikti. Mountolive’de ise büyükelçiye yaraşır şekilde diplomatik ilişkiler ve eleştiriler var. Clea için çok heyecanlıyım. Kitap özelinde değerlendirecek olursam, üçüncü kitapta güçlü diplomatik eleştiriler var. İngilizler üzerine gerçekten kuvvetli ve yerinde eleştiriler var. Yazar, Hindistan doğumlu ve sonrasında İngiltere’de yaşıyor. Objektif ve sert eleştirilerini çok beğendim. Özellikle Müslümanlar üzerine kurulan baskı ve istismarı gerçekten vurguluyor. Gizli işlerin arka planını öğrenirken bir ailenin de çöküşüne tanık oluyoruz. Ve yavaş yavaş Darley’in bize sunduğu durumların çelişki mi yoksa doğru mu olduğunu sorguluyoruz. Ortak payda da fikirler buluşsa bile bazı durumların perde arkası oldukça şaşırttı beni. Fakat seride en çok durakladığım kitap sanırım Mountolive. Siyasal ilişkiler, beni oldukça sıktı. Heyecanın yüksek olduğu tempolar olsa da kitap genel olarak durağan. İlişkileri birleştirdiği için bu konuya çok takılmayıp elimden geldiğince kitaba uyum sağlayarak okudum. Bana göre kitabın ve serinin zor eşiği Mountolive. O durağan tempoyu atlattıktan sonra her şey hızlı ve meraklı ilerliyor. O kısımda da tarih ve siyasal olayları sevenler sanırım heyecanlı şekilde okuyabilir. Binanın betonunu nasıl sağlamsa, bana sıkıcı gelen
Roman
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma
Puan vermedi·350 syf.··
2022 64. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2022 00:00
Selam sevgili okur! İskenderiye dörtlüsünün üçüncü kitabı Mountolive. Bu kitapla birlikte serinin bir ve ikinci ciltlerindeki olayları Mountolive'in gözünden okuyorsunuz. Bu sayede önceki kitaplardan aklınızda kalan bazı soruların cevaplarına ulaşma şansınız oluyor. Öte yandan elbette ki yeni olaylar da gerçekleşiyor. Kurgu olarak çok daha kolay olduğunu düşünüyorum. Zaman ve anlatıcı çok fazla değişmiyor fakat öncesindeki olayları ve karakterleri hatırlıyor olmanız gerekiyor. Aksi halde aradaki bağlantıları kurmakta zorluk çekebilirsiniz. Bu nedenle de aslında bence kitaplar arqsınq çok fazla zaman koymadan okumak daha mantıklı olabilir. Benim gibi her ay bir kitap yerine, her ay serinin iki cildini okuyarak ilerlerseniz eminim ki benden çok daha fazla keyif alırsınız. Bu tarz bulmaca çözer gibi ilerleyen kurgulardan hoşlanıyorsanız İskenderiye dörtlüsünü de beğenerek okursunuz. Herkese keyifli okumalar dilerim İsterseniz YouTube kanalıma da bakabilirsiniz. youtube.com/c/EL%C4%B0FBEGE...
Roman
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma
Puan vermedi·350 syf.··
2022 121. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2022 16:34
Ve şimdi perdeyi bambaşka bir yerden aralıyor yazar. Serinin ilk iki kitabında okuduğumuz aynı olaylar, aynı karakterler, aynı mekânlar ve aynı zaman dilimi; fakat işin aslı çok başkaymış… İskenderiye dörtlüsü asıl şimdi başladı, son kitap için sabırsızlanıyorum.
Edebiyat
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma
9/10
·350 syf.··
2023 96. kitabı
İskenderiye Dörtlüsü’nün üçüncü ayağı olan Mountolive, Durell’in “çivi” olarak adlandırdığı bu kitabın kitabın baş kişisi, İngiliz diplomat David Mountolive. Karakterin bir diplomat olması, haliyle Durell’in kaleminden Mountolive’in ağzından bol bol uluslararası ilişkiler ve diplomatik savaşlar, kurnazlıkları alabildiğine anlattırıyor; Güç savaşları, stratejik savaşlar, Orta Doğu’da Mısır ve konumunun önemine dair epey tespitler çıkıyor karşımıza. İnsan psikolojisi ve İskenderiye’nin otantik yapısına dair betimlemelerin diğeri iki kitaba oranla daha az yer verildiği bir serinin devam kitabı idi, bence. Durell’in Hindistan doğumlu biri olup, İngiltere’de büyümesi, sanırım İngiliz sömürgesi olan Hindistan tahlili ve İngiltere’ye dair nokta atışı söylemlerini oldukça beğendim. Siyasal ilişkilerin saha çok göz önüne alındığı ve işlediği bu kitabı, diğer ikisi kadar sevdim. Lâkin “erkek bakış açısıyla” yazıldığı için sanırım ve kadın bakış açısını ben kendi adıma edebiyatın o romantik ve şairane diline daha çok yakıştırdığımdan, Justine daha bir şiirsel geldi kulaklarıma okurken her tasviri… Ana karakterlere biraz daha uzaktan baktığımız ve Nessim, Naruz, Leyla ve Mountolive gibi karakterleri daha yakından bakmamızı sağlıyor, bu yönüyle oldukça farklı, ayrı bir yerde duruyor seri içerisinde. Bu serinin en kötü yönü, süprizbozanlık yapmadan kitabı yorumlayamamak sanıyorum. Keşke Instagram’a spoiler uyarısı veren ve yorumu gizleyen özellik gelse, biz de rahat rahat yazsak. Ne güzel olur değil mi? Serinin son kitabının yorumu da, yıl bitmeden gelecek, yani yarın. Bu seriyi muhakkak okuyun, tam bir edebiyat şöleni. Söylemedi olmasın. Kitapla kalın!
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma
8/10
·373 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2025 13:29
İskenderiye Dörtlüsü’nün üçüncü kitabı Mountolive. Yine serinin devamı değil yazarın deyimiyle ana baba bir kardeşi. Olayları bu sefer bambaşka bir gözden Mısır’a diplomat olarak atanan Mountolive üzerinden okuyoruz. Savaşın kıyısındaki şehrin bu defa daha siyasi yönden aktarımı ile Durrell ilk iki kitaptaki olayların aslında hiç de aynı olmadığını, Justine’in, Nessim’in duygularının, yaptıklarının arkasındaki o bambaşka gerçekleri gösteriyor, Leyla-Mountolive-Liza-Pursewarden arasındaki aşk sarmalıyla, Naruz’un yepyeni yüzüyle yine okura yönünü kaybettirip ters köşelere saptırıyor. Su yüzünde görünen her şeyin suyun altında bambaşka dünyalara açılabileceğini, cam gibi dümdüz görünen yüzeyin altında bulanık bir çamur da akıntılı bir dip de olabileceğini gösteriyor hiç beklemediğiniz, düşünmediğiniz açılardan. Çağdaş sevginin irdelenmesi üzerine yazılmış serinin bu kitabında da olayları yine aşkı temeline alan ama daha politik, dinsel, toplumsal boyut katarak anlatıyor bu defa. Böylelikle aslında ne kadar katmanlı, çok boyutlu, ince ince derinleştirilmiş bir kurgunun içine çekildiğini fark ettiyor okura. İskenderiye’nin o harika ambiyansı hiç erimeden yine kentin üzerine sis gibi çöken ağırlıkla ruhuna işliyor. Ahh Durrell ! Ne hayran olunası bir yazarsın sen! #lawrencedurrell #iskenderiyedörtlüsü #mountolive #çeviri #ülkerince #canyayinlari
Edebiyat
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma
9/10
·373 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2024 18:11
Serinin üçüncü kitabı olan Mountolive’de, anlatıcımız bir büyükelçi olduğundan tema bireysel eksenden toplumsal eksene kaymış. Dolayısıyla ilk kitaptaki kusursuz şiirsel dil bu kitapta baskın olarak yer almıyor. Fakat İngiltere’nin Mısır üzerindeki etkisini okumak düşündürücü oldu benim açımdan. İskenderiye Dörtlüsü ile haşır neşir oldukça Durrell’a hayranlığım ve saygım daha da artıyor.
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma
9/10
·350 syf.··
2024 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2024 12:37
" Aşk her türlü gizli işbirliği, demektir." #iskenderiyedörtlüsü serisinin üçüncü kitabı #mountolive yazara göre tüm dörtlüğü bir arada tutan çivi . Bir trafik kazasında görgü tanıklarının ifadesine alındığında aynı olayı herkes kendi bakış açısı ile ve farklı detaylar ile anlatır. Aynı olaydır aslında ancak ifadelere bakıldığı zaman birbiri ile çeliştiği olur. Herkesin gördüğü detay farklıdır ve olayı algılaması , ona verdiği anlam da farklıdır. İskenderiye Dörtlüsü de bu olay gibi. İskenderiye ekseninde yaşananlar anlatılıyor. Aynı olay dört farklı kitapta dört farklı kişinin bakış açısı ile veriliyor. Farklı bakış açıları olayların çeşitliliğini ve verilen anlamı de değiştiriyor. Bu kitapta anlatıcımız da kitabın ekseni da ilk iki kitaba göre daha farklı. Kitaba ismini veren ve başkarakter olan Mountolive İngiliz bir diplomattır. İskenderiye 'ye ve Mısır 'a hayrandır. Mısır'a büyükelçi olarak atanan Mountolive ekseninde olaylar geliştiği için bu kitapta daha çok siyasi , diplomatik ilişkiler ve eleştiriler yer alıyor. Seriye bir süre ara verip tekrar okumaya başlayınca uzun kalemini ne kadar özlediğimi fark ettim. Kitabın başları ağır ilerlerse ve sıkılsam da bir noktadan sonra açıldı ve büyük bir zevkle okudum.
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma
Mountolive
9/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2023 41. kitabı
Lawrence Durrel İskenderiye Dörtlüsü Mountolive Bütün kitaplarda giriş gelişme sonuç ya da serim düğüm durum ya da değişmiş sonuçlar vardır.boyleyse bu dörtlü de üçüncü kitap olan #mountolive de düğümlere giriyoruz,aşkların,bir takım flortlesmelerin arkadaşlıkların altında siyasal duzlemlerde ki dengelerin ve çıkarları gösteriyor.Bu kitap da da bir kayboluş yitis var,yazar Pursewarden in elçilik adamı olduğunu ve acı bir gerçeği ogrendiginden tüm planlardaki kendi gorememezligine cezayı kestiği den bir intihar vakasını görüyoruz.Mounrolive iyi arapcasiyla Mısır'a aşık bir diplomat yıllar sonra tekrardan misrira atandiginda önce Nessim in annesi Leyla ya kavuşacağından sevinse de bölgede kaynayan sular ve tuğgeneral,Memlûk pasalar mısır in kralı Fransız ve İngiltere hükümetine yapılacak raporlar ve Naruz un Filistin e gönderilecek silahlarla tüm dengelerin bozulduğunu gerçekten bir düğümler silsilesinin içinde debeleniyorsunuz.ama o merak ne güzel bir merak ki Naruz u kim öldürdü kimler iç etti,bundan sonra nessim ve justine nin evlilikleri ve adanmışlıklari nasıl bir yön alacak, Mountolive diplomat olarak duygularına yenik düşmeden doğru kararlar verebilecek mi?bölge için mi doğru kararlar, güçlüden yana olan bir zihniyet için mi işe yarayacak kararlar?kimdir bu adaleti sağlayan kendi çıkarları için halka eziyeti umursamayan üst tabakanın dünyanın en üst tabakalarla el ele kol kola öğrenim gören cocuklriylar daha da milletinden özünden uzaklassin diyen adaletsiz ama zengin, olanların dediklerimi doğru kararlar.NOKTA. Serinin en can alıcı kitabiydi oldukça hareketli tempolu bir o kadar da cozumleyiciydi.Kaosu ilikilerinize kadar hissediyorsunuz çöllerin kumu kadar gerçekti.Filistin, Yahudiler,hristiyan Kiptiler ve muslumanlar kör,sağır, sıcak,ve terle bulanmış zengin
Edebiyat & Roman
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma
Puan vermedi·350 syf.··
2023 36. kitabı
Gelelim İskenderiye Dörtlüsü’nün üçüncü kitabına. Önceki iki kitaptan farklı olarak üçüncü kitapta anlatıcımız Darley değil, Mountolive. Aslında daha önceden ismini bile laf arasında birkaç kez duyduğumuz bir karakterdi ama burada birdenbire tüm anlatının başkişisi oluveriyor. Elçilikte küçük bir görev üstlenmiş olan, geleceği son derece parlak İngiliz Mountolive Arapçasını ilerletmek üzere bir yıllığına Mısır’a gönderilmiştir. Burada Hosnani’lerle samimi bir ilişki kurar, sonrasında Pursewarden ile arkadaş olur. Bu çevreye girmesiyle beraber bütün karakterlerle bir bir yolları kesişir. Okuma zevkinizi kaçırmamak için akışla ilgili daha fazla bir şey söylemeyeceğim. Yazarın söylediği gibi bu kitap gerçekten de ‘bütün romanı bir arada tutan çivi.’ İlk kitabı keyifle okumuştuk, ikinci kitapta Balthazar’ın bakış açısıyla olaylar büyük oranda yön değiştirmişti ama burada bambaşka şeyler oluyor. Okurken defterime şunları yazmışım: “İlk kitapta Darley’in anlattıklarını düşününce, Darley fazlaca mı safmış? İki kitaptır okuduğum her şey … nın tezgahının ürünü müymüş? Şok içindeyim şu an.” Gerçekten hem bütün seriyi bir arada tutan hem de serideki her şeye ve herkese bakışımı değiştiren bir kitap oldu Mountolive. Bazı kısımlarını nefes almadan okudum desem yeridir. İskenderiye’nin havasını, suyunu, kokusunu, müziğini oradaymışçasına duyduğumu, hissettiğimi söylememe gerek var mı?
MountoliveLawrence Durrell · Can Yayınları · 2022384 okunma

Yazar Hakkında

Lawrence DurrellYazar · 18 kitap
Lawrence George Durrell (d. 27 Şubat 1912 - ö. 7 Kasım 1990) Britanyalı romancı, şair, oyun yazarıdır. Kendisini Britanyalı olarak görmemiştir. Ölümünden sonra Britanya vatandaşı olmadığı ortaya çıkmıştır. En bilinen çalışması İskenderiye Dörtlüsü'dür. 27 Şubat 1912 tarihinde Hindistan'da doğdu. Öğrenimi için on iki yaşında İngiltere'ye gitti. Londra'da çeşitli işlerde çalıştıktan sonra, Yunanistan'da Korfu adasına yerleşti. İkinci Dünya Savaşı sırasında ve savaştan sonraki yıllarda Rodos, İskenderiye, Kıbrıs gibi Akdeniz ülkelerinde yaşadı. Şiirleri, romanları bu yerlerin yankıları ile doludur. "Justine" adlı romanının yayınlandığı 1957 yılına değin az tanınan bir ozan iken "Justine", "Balthazar", "Mauntoliv", "Clea" adlı roman dizisinden sonra günümüzün en çok okunan ve sözü edilen yazarlarından biri oldu.