Muhterem Efendim

Necib Mahfuz
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 44 dk.
Sayfa Sayısı:
132
Basım Tarihi:
Ocak 2012
Yayınevi:
Hitkitap Yayıncılık
ISBN:
9789944198370
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·136 syf.··
2018 325. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2018 11:33
Mahfuz hayatının 40 yılını memur olarak çalıştıktan sonra 1975’te bu romanı yazar. “Muhterem Efendim” yazarın hayatından önemli izler taşır. Mahfuz hayatı boyunca memurluk ve yazarlık arasında sıkışıp kalmıştır. Geçimini her zaman yazarlıktan kazandığı üç beş kuruşla zar zor sağlayabilmiştir. Bu gerçeği de her zaman dile getirmiştir. Arkadaşına yazdığı bir mektupta, "Umarım Allah bir gün beni bu işten kurtarır ya da piyango kazanmamı nasip eder." diye samimi bir itirafta bulunur. Allah piyango yerine Mahfuz'a Nobel'i gönderir. Ama yazara göre bu ödül çok geç kalmış bir ödüldür. Ödülü kazandıktan sonra nasıl hissediyorsun diye sorduklarında ise, alaycılıkla "Memuriyet alanında Nobel'i kazanmış gibi hissediyorum." der. Buna ilaveten de şunları söyler: “Nobel'i daha erken kazansaydım hayatımı tümüyle değiştirirdim. Bu ödül bana yazmak için bir şevk verirdi. Yazı yazmaktan daha çok hoşlanırdım.” Mahfuz’un yazar olma isteği kitapta anlatılan Osman’ın genel müdür olma isteğinden daha az değildir. Kitaba başlamadan önce kendinize şu soruyu sorun: Bir insanın karakteri ve ailesi başarısında ne ölçüde etkilidir? Kitabı okurken işte bu sorunun cevabını bulacaksınız. Osman'ın babası için tahsil sadece Kuran okumak ve öğrenmekten ibarettir ve bu yüzden onu okula göndermek istemez, bunun yerine onun çalışmasını ister. Ancak şeyhin uyarılarını göz önünde bulundurarak Osman'ı okula gönderir; Osman sınıfın en iyisidir. Bundan sonra Osman için hayat çok farklı olur. Osman en düşük memur kademesinde resmi bir kurumun arşiv bölümünde işe başlar. Mısırda devlet memurluğu o yıllarda en çok istenen ve en saygın işler arasındadır. Kadim Mısır'da Firavunlara bile tanrılar tarafından görevlendirilmiş memurlar gözüyle bakılırdı. En tepeye çıkmak, genel müdür olmak Osman'ın en büyük hayalidir
Muhterem EfendimNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 201263 okunma
7/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2025 1015. kitabı
MUHTEREM EFENDİM (Roman) Necib Mahfuz 1911–2006 yılları arasında yaşamış olan Mısırlı yazar ve düşünür Necib Mahfuz’un dünyasına yolculuğumuza onun mektup şeklinde kaleme aldığı ve Mısır bürokrasinin içinde bulunduğu durumu anlatan eseri Muhterem Efendim ile devam esiyoruz. Romanın kahramanı olan Osman Bayuumi devlet memurluğunu ve devletin işleyişini gözünde öyle bir kutsallaştırmıştır ki tanrının yeryüzündeki temsili olarak gördüğü devleti ve onun işleyişi karşısında huşu içindedir. Amirlerine o kadar çok saygısı ve işine o kadar çok bağlılığı vardır ki memurluğun 9. bareminden arşiv memuru olarak başladığı bu kutsal yürüyüşünü Genel Müdür olarak bitirmeyi kafasına koymuş ve bu sonuca odaklanarak hayatını tüketmiş ama sonunda tam atamasının yapıldığı günlerde sağlığını kaybetmiş ve ömür boyu hayal o koltuğa/makama geçememiştir. Liyakata göre bir atamanın olmadığı bu sistemde yıllarını tüketmiş, kendisi de tükenmiştir. Evliliğe zaman ayıramamış ve parasını hep biriktirmiştir ama neye yarar, ne uğruna? İçindeki kaosu farkettiğinde kendi ölümünü ve yıkılışını için için düşünerek geç kaldığı işleri hızla yapmaya koyulur. Daha önce genelev odasında defalarca birlikte olduğu Kadriye’yle evlenir. Bu evliliğin sonu da hüsran olur zira kadın kendini eski alışkanlıklarından kurtaramamıştır. İOdaklandığı hedefinden dolayı memuriyeti boyunca karşısına çıkan bir çok güzel kadını da elinden kaçırmış ve artık yaşlanmıştır. Saçları dökülmüş, kalanı da beyazlaşmıştır. Ulaştığı nokta “Hiçlik” bunalımıdır. Sonu ne mi olacak? Varoluşçuluğukta önemli olan bu noktaya ulaşabiliyor olmaktır. Burası hayret noktasıdır. Sonrası kişinin derinliğine bağlı olarak şekillenecektir. Osman Bayumi saf Mısır vatandaşlarını temsil eden bir figürdür. Bürokrasideki hukuksuzluklar ve liyakatsız atamalar
Muhterem EfendimNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 201263 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2023 208. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2023 02:01
Bir tel kopar ahenk ebediyyen kesilir… işte tam da bu veciz ibarenin açılımı bu kitapta ..Bitmez tükenmez arzular , sınırı olmayan istekler ..Doymayan bir nefis .Kitabın bütünü bana Tolstoy’un meşhur tarla hikayesini hatırlattı ..Hani : Gidebildiğin tüm tarlalar senin olacak yeter ki güneş batmadan önce geri dön ..denmişti de hırsla attığı adımlar onu geri dönüş yoluna bir türlü sokamamış , o koca araziler yerine bir mezarlık yere sahip olmakla yetinmişti … Kitap novella tadında okunabilecek bir eser.Şayet Mahfuzun o tatlı diline aşinaysanız bir çırpıda biteceksiniz. İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Muhterem EfendimNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 201263 okunma
7/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2023 00:00
Peşinden koştuğu hırslar uğruna hayatı daima ıskalayan Osman Beyyûmî'nin trajik hayatını okumuş olduk bu uzun sayılmayacak romanda. Böyle bir hayat tercihinin sadece kendisininkini değil birçok insanın yaşamını da mahvettiğini göstermesi ayrıca üzücüydü. Kitap boyunca Beyyûmî ne tam olarak üzüldü ne de tam olarak mutlu olabildi. Aslında yaşamayan bir adam olarak vardı Beyyûmî. Bencil bile olamadı. Sisi darbesi sürecinde Mısır'da bulunmuştuk. Orada gördüğümüz en can alıcı şeylerden biri insan hayatının değeri olmamasıydı. Kendine bile değer vermeyen bir insan yek diğerini neden düşünsün ki? Beyyûmî seni ancak yaptırdığın o son moda mezar mutlu edebilirdi ve öyle de oldu kardeşim. Bitimsiz bir gayret olarak var oldun ve akıllarda öyle kalacaksın...
Edebiyat & Roman
Muhterem EfendimNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 201263 okunma
7/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Benim için ülkesinin Yaşar Kemal'i olan Necip Mahfuz'un Muhterem Efendim adlı eserini, Mısır'da yorumladım. youtube.com/watch?v=zvKo2Tl...
Muhterem EfendimNecib Mahfuz · Hitkitap Yayıncılık · 201263 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Necib MahfuzYazar · 48 kitap
Necib Mahfuz, (Arapça: نجيب محفوظ) 1988 Nobel Edebiyat Öülü sahibi Mısırlı yazardır. Nobel ödülü kazanan ilk müslüman ve tek Arap yazardır. "Ortadoğu'nun Balzac'ı" olarak tanınır. Hayatı Mahfuz, Kahire'nin Cemaliye bölgesinde 6 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir tüccarın oğlu olan Mahfuz, adını kendisini doğurtan Profesör Necib Paşa Mahfuz'dan aldı. 70 yıllık kariyeri boyunca 34 roman, 350 küsur kısa hikaye yayımladı. Kitaplarının çoğunda, hayatının tamamını geçirdiği ve Nobel ödülünü almak için bile ayrılmadığı Kahire'nin tarihi mahallelerindeki yaşamı; modern ve geleneksel yaşam arasında denge kurmaya çalışan sıradan insanları anlattı; pek çok kitabı Arap filmlerine konu oldu. Edebiyata olan ilgisi, 1920'lerde Mustafa Lutfi el-Manfuluti'nin makale ve şiirlerini okumasıyla başlanıştı. Abbas Mahmud el-Akkad, Taha Hüseyin, İbrahim el-Mazini, M. Hüseyin Heykel, ilk dönemde kendilerinden en çok etkilendiği yazarlar arasındadır. Yazı hayatına, 1928'de Selame Musa'nın çıkardığı el-Mecelle el-Cedide dergisinde yayımladığı değini yazıları ve öykülerle başladı. Kahire Üniversitesi'nde felsefe öğrenimi gören Mahfuz'un ilk romanı Abes el-Akdar 1939'da yayımlandı. 1957'de yazdığı Kahire Üçlemesi ile Arap edebiyatının tanınmış bir ismi oldu. Bu üçlemede Kahire'de yaşayan bir ailenin üç kuşağının 1. Dünya Savaşı ve 1952'deki Nasır darbesine kadar olan dönemde yaşadıklarını ve Mısır toplumunun değişimini anlattı. Değişik kurumlarda çalışan Mahfuz, en son Kültür Bakanlığında müsteşar olarak görev yaptı. 1971'de söz konusu görevinden emekli olmasından sonra, el-Ahram gazetesinde yazar olarak çalışmıştır. Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'a İsrail ile yaptığı barış antlaşmasında verdiği açık destekten ötürü birçok Arap ülkesinde kitapları yasaklandı. 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldıktan sonra bu yasaklar kalktı. 1989 yılında Mısırlı köktendinci Ömer Abdülrahman tarafından hakkında ölüm fetvası çıkartılan Mahfuz, 1994 yılında Kahire'deki evinin önünde bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıdan yaralı kurtulan Mahfuz, sağ kolundaki sinirler zedelendiği için yazmakta büyük güçlük çekmeye başladıysa da ilerleyen yaşına rağmen edebiyattan kopmadı ve kısa hikayeler yazmaya devam etti. 2006 Temmuz'unda düşerek kafasından yaralandı. 30 Ağustos 2006 günü Kahire'de 95 yaşında vefat etti. Mahfuz, ülser, böbrek ve kalp rahatsızlıklarından mustaripti. 31 Ağustos 2006 günü Kahire'de devlet töreniyle uğurlandı.