... Böyle bir insan, kendisini teselli etmek ve gururunu tamir etmek için bir günah keçisi arayışı içindedir. O, kendi hatası olmaksızın başarısız olduğu konusunda kendisini ikna etmeye uğraşır. O, en azından, onu gölgede bırakan kimseler kadar zekî, verimli ve çalışkandır. Maalesef, sahip olduğumuz bu adî sosyal düzen, ödülleri en yetenekli insanlara vermemekte, dürüst olmayan, vicdansız, madrabaz, dolandırıcı, sömürücü ve “katı bireyci” (kimse)yi şereflendirmektedir. Onun başarısız olmasının sebebi, dürüstlüğüdür. O, başarılı rakiplerinin itibarlarını borçlu oldukları belli başlı hilelere müracaat etmeyecek kadar dürüsttür. Kapitalist sistemdeki şartlar bir insanı, bir taraftan erdem yoksulluk, diğer taraftan da, ahlâksızlık ve zenginlik arasında seçim yapmaya zorlamaktadır. Bizzat o, Tanrı’ya şükürler olsun, birinci alternatifi seçip ikinci alternatifi terk etmiştir.
Bu günah keçisi arayışı, herkese, hemcinslerinin refahına olan katkılarına göre muamele gösteren ve bu surede herkesin kendi servetinin toparlayıcısı olduğu bir sistem içinde yaşayan insanların bir davranışıdır. Böyle bir toplumda arzuları tamamıyla tatmin edilmemiş her insan, daha başarılı olan bütün insanların servetine içerlenir. Bu ahmak kimse, duygularını küfür ve iftira şeklinde dışa vurur. Daha bilgiç olan kimseler (ise), kişisel iftiraya başvurmaz. Onlar, kendi başarısızlıklarının tamamıyla kendi hatalarından kaynaklandığını onlara söyleyen içlerindeki gizli sesi dışa vurmak için, nefretlerini —kapitalizm karşıtı- bir felsefe içinde yüceltirler. Onların kapitalizmle ilgili eleştirilerini savunurlarkenki fanatiklikleri, tamamen, eleştirilerinin yanlışlığının farkında oldukları hâlde, kapitalizmle mücadele etmelerinden kaynaklanmaktadır.