Ceylan Tursun

Ceylan Tursun
Sonunda bu mavi okyanus göğe karışacak darmadağın..
Mesele Yer Değil, Zamanlama :)
Toplu taşımada 65 yaş üstü ücretsiz diye her saat dışarı çıkmak yerine, keşke okul ve iş çıkış saatlerindeki yoğunluk biraz daha hesaba katılsa .
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
ey soytarılar ve onların soytarıları ey soytarılar ve onların çoluk çocuğu ey soytarılar ve onların yalnızlığı ey soytarılar ve onların şehirleri kırları bir kibrit çaksam ve bana yer olmayan yüce dünyanızın bana yer olmayan yapay dünyanızın tutsam ardına ey koca meşe ağaçları ve onların gölgeleri ey sömürgenler ve onların sivri dişleri ey sürüngenler ve onların zehirleri ey kentsoylular ve onların bankaları, işhanları arsaları tankları tahvilleri ey kentsoylular ve kahpeliğin daniskası ey kentsoyluluk ve benim olmayan dünya ( ... )
Egemen Berköz, Yalnızlıklar Yalnızlıklar
kanın ateşin ve seslerin böyle cömertçe kullanıldığı böyle sorumsuzca kullanıldığı bir dönemde herkesin şimdilik hakkı vardır hüzünlenmeye yukarda dediğime bakma aslında başarısız boktan bir kış geçirdik suyumuz bile doğru dürüst akmadı bir sürü çocuğu öldürdüler
Turgut Uyar, Toplandılar (70-73 Notları)
8/10
·362 syf.·
2026 18. kitabı
Beş Paralık Roman üzerine düşünmeye başladığımda, zihnimde ilk beliren şey kitabın adı oluyor. Ne gariptir ki, ben bu eseri her seferinde beş kuruşluk roman diye anmak istiyorum. Belki de bu yanlış gibi görünen ifade, eserin ruhuna daha da yakışıyor; çünkü anlatılan dünya gerçekten de insanın değerinin birkaç kuruşa indirgenebildiği bir düzeni gözler önüne seriyor. Okurken kendimi tuhaf bir çelişkinin içinde buldum. Bir yandan anlatımın sade ve akıcı yapısı beni içine çekti, diğer yandan ise anlatılanların sertliği içimde bir huzursuzluk yarattı. Bu roman, bana göre, yalnızca bir hikaye anlatmıyor, aynı zamanda toplumsal düzenin çarpıklıklarını ironik bir dille ifşa ediyor. Yazarın kullandığı bu ironi, metni daha da etkileyici kılıyor. Karakterlere baktığımda, onların klasik anlamda iyi ya da kötü olmadığını fark ettim. Her biri içinde bulunduğu sistemin bir yansıması gibi. Bu da beni şu düşünceye götürdü. Belki de sorun bireylerde değil, onları bu hale getiren düzende. Bu sorgulama hali, kitabı benim için daha derinlikli ve düşündürücü kıldı. Eser boyunca hissedilen o keskin eleştiri, zaman zaman beni rahatsız etse de, aslında tam da bu yüzden kıymetli geldi. Çünkü edebiyatın yalnızca hoş duygular uyandırmakla kalmayıp, insanı sarsma gücüne de sahip olduğuna inanıyorum. Bu roman da tam olarak bunu yaptı. Bitirdiğimde elimde kalan şey sadece bir hikaye değil, zihnime takılan sorular oldu. Belki ben hâlâ ona “beş kuruşluk roman” demeye devam edeceğim ama bu biraz da dünyanın ne kadar ucuzladığını kendime hatırlatmak için :D
Beş Paralık RomanBertolt Brecht · İletişim Yayınevi · 2013724 okunma