Erich Fromm’un “Sevme Sanatı” adlı eseri, sevgiyi romantik bir duygu ya da kendiliğinden ortaya çıkan bir şans olarak değil, öğrenilmesi ve emek verilmesi gereken bilinçli bir sanat olarak ele alır.
Irvin D. Yalom’un “Nietzsche Ağladığında” romanı, felsefe ile psikoterapiyi iç içe geçirerek insanın acısı, özgürlüğü, yalnızlığı ve anlam arayışı üzerine derin bir sorgulama sunar. Hikâye, 19.
Sokrates’in Atina mahkemesinde kendisini savunduğu konuşmayı konu alır ve temelde felsefi yaşamın, ahlaki sorumluluğun ve hakikate bağlılığın savunusudur. Sokrates, kendisine yöneltilen