Çevreme bakıp olup bitenlere baktığımda şöyle sorasım geliyor: Bugün yaşlar mı bilge, yoksa kurular mı? Okuyanlar mı, yoksa cahiller mi? Hamlar mı, yoksa olgunlar mı? Ana babalar mı, yoksa çocuklar mı? Her şey öylesine tersine döndü ki fakir, kendi sorduğu sorunun cevabını verecek durumda değil. Bildiğim şu ki yaş odun yanmaz. Ham meyve yenmez. Ve her şey Tanrı’nın dediği gibi olur. Vesselam.
İkinci Bahçe’nin girişinde şöyle diyor Sadi. “Bilge kişi olup bitenlerin gerçekliğini hesaba katan ve bir eylemi gerçekleştirirken bu eyleme bağlı her şeyi hesaplayan, göz önünde tutan, değerlendiren kişidir.”
Bir köle değilsen, bir işbirlikçi değilsen, bir tanık değilsen, bir iktidarla ne gibi bir ilişkin olabilir? Benim de hiçbir ilişkim yok. Ne iktidarla, ne muhalefetle.