Chaperone Protein

Chaperone Protein
@ChaperoneProtein
Doktora
17 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
İki gün sonra kahvaltıda, kitabımı okuduğunu ve beğendiğini söylüyor. Dünyalar benim oluyor. Yaşar Kemal beğenmiş, kim beğenmese, ne yazar? Kanatlarım var, birden kahvaltı masasından bir martı olarak uçup tur atmaya başlıyorum Karadeniz dalgası üstünde.
Sayfa 282 - Ortaoyuncular Yayınları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mükemmel bir eser
Puan vermedi
Ne diyebilirim ki, gerçekten bilgi ve emek yoğun, mükemmel bir eser. Yazarı Con Sinov'un sosyal medyadaki, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı ile ilgili bilgisellerini zaten ilgiyle okuyordum. Kitap yazdığını öğrendiğimde de değerli bir eserle karşılaşacağımı tahmin etmiş ve çok sevinmiştim.  Kitap, Mustafa Kemal'in kişiliğini, ruh ve zihin dünyasını ve olayları, durumları, kişileri analiz etmedeki keskin öngörü, sezgi ve teşhis yeteneğini anlamamızı; attığı her adımda onun düşünce sesini duyabilmemizi, onu gerçekten tanıyabilmemizi amaçlıyor ve bunu çok güzel başarıyor; hem de romansal bir akıcılıkta, merak ve heyecan dozuna sahip bir anlatımla… Bu kitap sayesinde öğrendiğim çok detay oldu. Picardie Manevraları’nda Fransız kuvvetlerini izleyen Mustafa Kemal’in “Bu kadar hazırlık barış için yapılmaz. Bunun arkasından harp gelir.” diyerek dört sene öncesinde Birinci Dünya Savaşı’nı öngörmüş olması; Balkan Savaşları sırasındaki Gelibolu görevinde “Çanakkale Boğazı’nın savunulmasının ileride hayati önem taşıyacağını öngörmesi ve bölgeyi analiz edip, gerekli askeri savunmayı kafasında tasarlaması; Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra “savaşa girilmesin, illaki girilecekse bile asla acele edilmesin” uyarıları; Enver Paşa ile yaşanan rekabetin detayları; şeyh Mansur isyanını bastırmak için uyguladığı müthiş taktik aklıma en çok kazınanlar. Kişisel bağlamda da çok kıymetli dersler çıkardım ve ilhamlar aldım bu kitaptan. Mustafa Kemal’in, engellenmeye ve başarısının bilerek gölgelenmeye çalışıldığı zamanlarda bile sakinliğini ve sabrını koruması ve yapması gerekeni yapmaya devam etmesi mesela… gerçekten hayranlık uyandırcı benim için. Ve tabii zaten hep bildiğimiz ama bu kitap sayesinde yeniden içselleştirdiğimiz mücadeleci & vazgeçmeyen kişiliği… Yorulduğumuz anlarda Mustafa
Yarının Adamı 1 - Mustafa Kemal'i AnlamakCon Sinov · Masa Kitap · 20221,705 okunma
Şimdi kendisinden beklene şey, İngilizlerin şehre gelmesinde bir sakınca olmadığının bizzat kendisi tarafından bildirilmesiydi. Bu kadarı da fazlaydı. Memleketin kayıtsız şartsız düşmana teslimine neden olabilecek büyük bir tehlike yaklaşıyordu ve hükümet ya bunu göremeyecek kadar acizdi ya da şimdiden teslim olmuştu. Fakat olup biteni seyrederek İngilizlerin şehre gelişini izleyecek değildi. Vakit kaybetmeden İstanbul'a cevap yazdı ve verilen emirleri uygulamasının yaradılışına ters olduğunu, İskenderun'a asker çıkarılması halinde gerekirse silah kullanarak karşılık vereceğini söyledi. İpler kopmak üzereydi. Gece saatlerinde Ali Fuat Paşa'yla görüşerek yaklaşan tehlikelerden bahsetti ve nicedir zihninde sır gibi taşıdığı düşüncesini, "Artık milletin bundan sonra kendi haklarını kendisinin araması ve koruması, bizlerin de mümkün olduğu kadar millete bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz lazımdır," diyerek açıkladı.
Masa Kitap
İşte, Mustafa Kemal'in akademiden mezun olup askerlik mesleğine adımını attığı ilk günlerde takındığı bu tavır, hayatının sonuna kadar sürecekti. Onun yapmaya çalıştığı şey ise kariyer planlamasından ibaret değildi. Bir tür "kusursuz geçmiş planlama" eylemiydi. Geçmişi temiz olmalıydı. Çünkü ancak geçmişi temiz olanlar yarının adamı olabilirdi. Mustafa Kemal, Suriye günlerinde ilk sınavını vermişti. Fakat bu, son olmayacaktı.
Sayfa 20 - Masa Kitap
Müthiş! Ve böylece, Anafartalar Grubu Komutanı olacaktır
Kendinden emin bir şekilde, "Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmamıştır!" diyen Mustafa Kemal'in bu yanıtı, telefonun diğer ucundakiler için uçuk ve cüretkâr bir talepti. Öyle ki Sanders'in yanında bulunan Kazım Bey'in ağzından, "Çok gelmez mi?" sorusu çıkıvermişti. Yarının Adamı bu soruya hazırlıklıydı. Kendisine has cüretkâr üslubuyla cevap verdi: "Az gelir!"
Sayfa 190 - Masa Kitap