insan taş yürekli olamıyor, ölüm kararını yazmak, hükmü giyip de suçlu iskemlesine yığılmak, çok yorucu, uzun bir sürenin sonunda, yoruldum bundan, yorulmuş olmam gere-kiyordu, ben olsaydım eğer. Bir oyun bu, bir oyuna dönüşüyor, ayağa kalkıp gideceğim, ben değilsem bir başkası olacak, bir hayalet, yaşasın tüm hayaletler, ölülerinki, yaşayanlarınki, daha doğmamış olanlarınki. Mühürlenmiş gözlerimle izleyeceğim onu, bir kapıya gereksinme duymuyor, bir düşünceye de duymuyor, bu düşsel kafadan çıkmak için. Havaya, toprağa karışmak ve yavaş yavaş bir sürgünü yaşayarak eriyip yok olmak için. İşte yine geldiler bana, gitsinler birer birer, sonuncular da terk etsin beni, boş bıraksınlar, boş ve sessiz. Adımı fısıldayan onlar, bana benden, bir benden söz eden onlar, gidip kendilerine inanacak ya da inanmayacak başkalarıyla konuşsun onlar. Bu ses onların sesi, bir zincir gibi şakırdıyor kafamın içinde, bir kafamın olduğunu söylüyor gıcırdayarak.